Epilepsiye eşlik eden tremor: Etiyolojisi, sıklığı ve yaşam kalitesi üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELSHAN MUSTAFAYEV

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Zeliha Matur

Özet:

Giriş ve Amaç: Bu çalışma, epilepsi hastalarında tremor gelişim sıklığını, klinik ve demografik özelliklerle ilişkisini ve anti-nöbet ilaçlarıyla (ANİ) olan bağlantısını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Epilepsiye eşlik eden tremorun yalnızca ilaç yan etkisi mi yoksa epileptik ağ disfonksiyonunun bir yansıması mı olduğu ve bu tremorun hastaların yaşam kalitesine nasıl etki ettiği sorusu, çalışmanın temel araştırma konusunu oluşturmuştur.

Gereç ve Yöntem: 2022–2025 yılları arasında epilepsi tanısı almış 200 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların demografik verileri, nöbet tipi, epilepsi etiyolojisi, EEG ve kranyal MRG bulguları, kullandıkları ANİ’ler ve tremor varlığı değerlendirilmiştir. Tremorun yaşam kalitesi üzerine etkisi Esansiyel Tremor Yaşam Kalitesi Anketi (QUEST) ile ölçülmüştür. İstatistiksel analizler SPSS 25.0 programı ile yapılmış, anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak kabul edilmiştir.

Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 27,7 ± 8,6 yıl olup, katılımcıların %52’si kadındı. Tüm örneklemde tremor görülme oranı %34,5 olarak bulundu. Tremor, en sık valproik asit (VPA) kullananlarda gözlendi (%60,4), bunu levetirasetam (%40,2) ve karbamazepin (%33,3) kullananlar izledi. Lamotrijin kullananlarda tremor oranı belirgin şekilde daha düşüktü (%30,8). Lezyonel tremor olgularında geçmişte travma, ameliyat veya serebrovasküler hastalık öyküsü anlamlı düzeyde yüksekti (p = 0,018). Epilepsi etiyolojisi açısından idiyopatik epilepsi (%67) en sık görülen tipti. Jeneralize tonik-klonik nöbetler (%76) en yaygın nöbet tipi olurken, miyoklonik nöbet oranı tremorlu hastalarda anlamlı biçimde yüksek bulundu (p = 0,025). EEG bulgularında, epileptiform deşarjlar tremorlu gruplarda %53–62 oranında görülürken, tremorsuz grupta bu oran %34,4’tü. Kranyal MRG değerlendirmelerinde lezyonel tremor grubunun tamamında yapısal anormallikler (kortikal atrofi, gliotik alanlar veya eski enfarkt sekelleri) saptandı. QUEST sonuçları, tremor varlığının özellikle ince motor beceriler, yazı yazma ve günlük yaşam aktiviteleri üzerinde belirgin kısıtlayıcılık yarattığını ortaya koydu (ortalama puan 46,2 ± 11,4).

Sonuç: Tremor, epilepsi hastalarında sık görülen bir eşlikçi bulgu olup, hastaların yaklaşık üçte birinde ortaya çıkmaktadır. VPA kullanımı tremor riskini artırmakla birlikte, bu durum yalnızca ilaca bağlı bir yan etkiyle açıklanamaz. Tremorun epilepsiyle birlikte görülmesi, kortikal hipereksitabilite ve serebello-talamo-kortikal ağ disfonksiyonu gibi ortak nörofizyolojik mekanizmalara işaret etmektedir. Epilepsi tedavisinde tremorun erken fark edilmesi, tedavi planının bireyselleştirilmesi ve yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Anahtar Kelimeler: Epilepsi, tremor, valproik asit, anti-nöbet ilaçlar, yaşam kalitesi


SUMMARY


Introduction: This study aimed to evaluate the frequency of tremor development in patients with epilepsy, its relationship with clinical and demographic characteristics, and its association with antiepileptic drugs (AEDs). The main research question of the study was whether the tremor accompanying epilepsy is solely a side effect of medication or a reflection of epileptic network dysfunction, and how this tremor affects patients’ quality of life.

Materials and Methods: A total of 200 patients diagnosed with epilepsy between 2022 and 2025 were retrospectively analyzed. Demographic characteristics, seizure types, epilepsy etiology, EEG and cranial MRI findings, AED use, and the presence of tremor were evaluated. The impact of tremor on quality of life was assessed using the Quality of Life in Essential Tremor Questionnaire (QUEST). Statistical analyses were performed using SPSS version 25.0, with a significance level of p < 0.05.

Results: The mean age of the patients was 27.7 ± 8.6 years, and 52% were female. Tremor was observed in 34.5% of all patients. It was most frequent among those using valproic acid (60.4%), followed by levetiracetam (40.2%) and carbamazepine (33.3%), while lamotrigine users had a lower tremor rate (30.8%). Patients with lesional tremor had a significantly higher history of trauma, surgery, or cerebrovascular disease (p = 0.018). The most common etiology was idiopathic epilepsy (67%), and generalized tonic–clonic seizures (76%) were the predominant seizure type. Myoclonic seizureswere significantly more common in patients with tremor (p = 0.025). Epileptiform discharges were observed in 53–62%of tremor cases compared to 34.4% in those without tremor. Structural abnormalities such as cortical atrophy, gliosis, or old infarct scars were found in all cases of lesional tremor on MRI. QUEST results showed that tremor significantly limited fine motor skills, handwriting, and daily activities (mean score 46.2 ± 11.4).

Conclusion: Tremor is a common comorbidity in epilepsy, occurring in approximately one-third of patients. Although valproic aciduse increases the risk, tremor cannot be explained solely as a drug-related side effect. The coexistence of tremor and epilepsy suggests shared neurophysiological mechanisms, including cortical hyperexcitability and cerebello-thalamo-cortical network dysfunction. Early recognition of tremor is crucial for individualized treatment planning and maintaining quality of life in epilepsy management.

Keywords: Epilepsy, tremor, valproic acid, antiepileptic drugs, quality of life