Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ONOUR CHASAN
Danışman: Ömer Celal Elçioğlu
Özet:
Amaç: Otozomal dominant polikistik böbrek
hastalığı (ODPBH), böbrek ve böbrek dışı organlarda kistlerle karakterize
sistemik, ilerleyici bir hastalık olup, son dönem böbrek yetersizliğinin (SDBY)
en yaygın kalıtsal nedenidir. Kalıcı bir tedavisinin olmaması ve sık görülen kardiyovasküler
komplikasyonlar sebebiyle mortalitesi yüksek, önemli bir sağlık problemidir. Hastalığın şiddetini ve ilerlemesini
hücresel düzeyde etkilediği öngörülen mekanizmalardan biri olan “oksidatif
stres” vücuttaki oksidan-antioksidan dengesinin bozulması olarak
tanımlanmaktadır.
Çalışmamızın
amacı, böbrek fonksiyonları korunmuş ODPBH olan hastalarda oksidatif stres
belirteçleri olarak kabul edilen total antioksidan seviye (TAS) ve total oksidan seviyesinin (TOS) ölçülüp
oksidatif stres indeksinin (OSI) hesaplanması; bunların benzer böbrek
fonksiyonları olan sağlıklı gönüllüler ile karşılaştırılmasıdır. Böylece önemli
bir hipertansiyon (HT) ve SDBY nedeni olan ODPBH’nin daha erken dönemlerinde
oksidatif stresin artıp artmadığı konusunda bir fikir edinilip buna yönelik
önlemler alınabilecek ve tedavi için yeni hedeflerin belirlenmesine zemin
oluşturulabilecektir.
Gereç ve Yöntem: Çalışmaya ortalama tahmini glomeruler
filtrasyonları (eGFR) normal olan 45 ODPBH (ortalama yaş 38 (39,9±11,0) )ve 45
sağlıklı kontrol (ortalama yaş 41 (40,2±11,3) ) grubu dahil edildi. Yaş ve eGFR
açısından anlamlı fark olmayan katılımcılarda, serumda TAS ve TOS düzeyleri kolorimetrik
Erel yöntemi kullanılarak ölçüldü. OSI hesaplandı (TOS/TAS*100). İki grup bu
parametreler açısından nonparametrik testler ile (Mann Whitney U)
karşılaştırıldı. Ayrıca ODPBH grubu kendi içindeki farklılıklar açısından da
değerlendirildi. Oksidatif stresin, HT, nefrolityazis varlığı, inflamasyon,
böbrek hacmi ve kullanılan ilaçlar ile ilişkisi korelasyon analizi ile
değerlendirildi. İstatistiksel analiz için p <0.05 değeri anlamlı kabul edildi.
Bulgular:
TOS, TAS düzeyleri ve hesaplanan OSİ için, iki grup arasında anlamlı farklı
saptanmadı. TOS ve OSI düzeyleri, ODPBH tanılı olgularda sağlıklı kontrol
grubuna göre daha yüksek bulunmakla beraber, istatistiksel olarak anlamlı
değildi (P>0,05). ODPBH grubunda oksidatif stres ile böbrek hacmi, HT
varlığı, nefrolitiyazis, renin-anjiyotensin aldosteron sistem inhibitörü
(RAASi) kullanımı açısından da anlamlı bir fark saptanmadı. ODPBH grubunda yapılan korelasyon analizine göre; Hb (r= 0,52 / p=0,001), kreatinin (r= 0,49 / p=0,001), ürik asit (r= 0,76 / p=0,0001), ferritin (r= 0,48 / p=0,001) düzeyleri ile TAS
arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı. TAS ölçümü sonuçları eGFR ile
negatif korelasyon gösterdi (r= -0,30/
p=0,042). OSİ düzeyleri
ile üre (r=-0,32 / p=0,034) ve ürik asit (r=-0,30 / p=0,046) arasında anlamlı
negatif korelasyon saptandı.
Sağlıklı
kontrol grubunda yapılan korelasyon analizine göre; TAS ile anlamlı pozitif korelasyon gösteren parametreler, yaş
(r=0,363 / p=0,014), VKİ (r=0,420 / p=0,004), sistolik kan basıncı (r=0,523 / p=0,000) ve
diastolik kan basıncı (r=0,304 / p=0,042), Hb (r=0,514 p=0,000), kreatinin
(r=0,443 / p=0,002), parametreleridir. TAS ile anlamlı negatif
korelasyon gösteren parametreler ise, eGFR (r=-0,372 /
p=0,012),
ESR (r=-0,185 /
p=0,223), CRP (r=-0,295 / p=0,049)
parametreleridir. Sağlıklı kontrol grubunda VKİ ile TOS arasında anlamlı
pozitif korelasyon olduğu gösterildi (r=0,323 / p=0,031).
Sonuç: Çalışmamız,
erken evre ODPBH’da TAS, TOS, OSİ düzeyleriyle oksidatif stresin araştırılıp
sağlıklı kontrol grubuyla karşılaştırıldığı, sonuçların diğer bulgularla ve
hasta özellikleriyle korelasyonunun incelendiği ilk çalışmadır. Böbrek fonksiyonları korunmuş
ODPBH tanılı olgularla sağlıklı kontrol grubu arasında TAS, TOS, OSİ
düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. ODPBH’nin
patogenez ve progresyonunda oksidatif stresin rolünün olup olmadığının neden
sonuç ilişkisi gösterilerek ortaya konabilmesi için, daha büyük örneklem
gruplarında daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç vardır. Elde edilecek bulguların anlamlı olması
durumunda, tüm oksidatif dengeyi yansıtan TAS ve TOS ölçümlerinin bir takip
belirteci olarak kullanılması hedeflenebilir. Ayrıca, ODPBH'de hastalığın erken
aşamalarında uygulanabilecek koruyucu tedavi seçeneklerinin ortaya konması,
potansiyel olarak ODPBH'li hastalarda genel kardiyovasküler olay ve mortalite
riskini azaltabilecektir. Oksidatif stres belirteçleri ve biyokimyasal
parametreler arasında bu çalışmada elde edilen anlamlı korelasyon sonuçları,
biyoorganizmadaki oksidan ve antioksidan durumu etkileyen mekanizmaların
aydınlatılmasında ileri çalışmalara bir zemin oluşturabilir.