61. ULUSAL NÖROLOJİ KONGRESİ, Antalya, Türkiye, 13 - 17 Aralık 2025, ss.1000, (Özet Bildiri)
Anti-GAD ilişkili Akut Başlangıçlı Serebellit
Olgusu
Elshan Mustafayev, Zeliha Matur, Zehra
Cemre Karakayalı, Milad Saeidi, Selin Özmen Onur
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp
Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, İstanbul
Zeliha Matur Orcid ID: 0000-0002-3895-0410
Giriş
Glutamik
asit dekarboksilaz (GAD)
otoantikorları, stiff-person sendromu (SPS), limbik ensefalit (LE) ve
serebellar ataksi (SA) dahil olmak üzere çoklu nörolojik sendromlarla
ilişkilendirilmiştir. SPS ve LE'ye kıyasla, SA daha nadirdir, subakut
seyirlidir ve tedavi sonuçları yeterince tanımlanmamıştır.
Olgu
44 yaşında erkek, 1 aydır devam eden baş dönmesi, bulantı
ve kusma şikâyetleriyle incelendi. 3-4 yıldır hipertansiyon ve diyabet (DM)
tanısı vardı. Yakınmalarının başlangıcından itibaren çok sayıda hastane
başvurusu olan hasta dahiliyede yatarken muayenesinde “bakış yönüne vuran
nistagmus, dizartri, solda belirgin dismetri ve ataksi saptanması üzerine
servisimize alındı. Kranial MR ve BT görüntülemeleri normaldi. Beyin omurilik
sıvısı, vaskülit (ANA 1/160 pozitifliği dışında) ve tümör belirteçleri
normaldi. 17-FDG PET dahil incelemelerinde malignite lehine bulgu gözlenmedi.
Serumun immünolojik incelemesinde kronik infeksiyoz süreçler ve çöliak
hastalığı lehine bulgu saptanmadı ancak Anti-GAD (>2000 U/L) ve anti-tiroid
peroksidaz antikoları (905,76 U/L) yüksek, anti-adacık antikoru (1:32)
pozitifti. SPS açısından EMG’si normaldi. Anti-GAD ilişkili otoimmün ensefalit
tanısı konulan hastaya intravenöz immünoglobulin (IVIG) tedavisi başlandı.
Yükleme sonrası hastanın baş dönmesi, bulantı ve dengesizliğinde belirgin
iyileşme gözlendi. Hasta ayda bir kez IVIG tedavisine devam etmektedir.
Tartışma: Akut gelişen bir tablo
olması nedeniyle hastamızda, öncelikle viral serebellit olabileceği
düşünülmüştür; ancak görüntüleme ve laboratuvar bulgularının negatif olması
başka etiyolojileri de araştırmamıza neden olmuştur. Anti-GAD ilişkili
nörolojik tabloların kanserle ilişkisi azdır ancak diğer otoimmün hastalıklarla
birlikte görülmesi (DM, tiroidit) yüksektir. Olgumuzda, DM’nin insülin adacık
antikor pozitifliği saptanması nedeniyle yetişkinlerde gizli otoimmün diyabet
(LADA) olduğu düşünülmüştür.
Anahatar Kelimeler: Glutamik asit
dekarboksilaz, anti-GAD antikoru, otoimmün ensefalit, akut serebellit