International Mediterranean Congress, Mersin, Türkiye, 16 - 18 Kasım 2022, ss.130-131, (Özet Bildiri)
Özet
Doğumdan ölüme kadar olan
süreçte, büyüme, gelişme gibi fizyolojik faaliyetlerin sürdürülmesi için elzem
bir ihtiyaç olan beslenme, her canlının olduğu gibi insanın da en temel
unsurlarından biridir. Beslenme fizyolojik, psikolojik, ekonomik, sosyokültürel
olarak birçok etmenden doğal olarak etkilenen yaşamsal bir olaydır. Beslenmeye
fizyolojik yaklaşım her ne kadar biyolojik önemi açıklasa da, tamamen yeterli
değildir. Düşünebilen, çevresinden ve duygularından etkilenen bir varlık olan insanla
birlikte başlayan beslenme ihtiyacı, yine insanın ve insanlığın gelişmesiyle
birlikte çeşitli anlamlar kazanmıştır. İlk başlarda hayatı sürdürmenin temel
gerekliliklerinden olan beslenme zamanla kültürden etkilenerek ve kültürü
etkileyerek yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Beslenme; yemek yeme,
yiyeceklerin ve içeceklerin üretilmesi, işlenmesi, hazırlanması ve tüketilmesi
aşamalarını kapsar. Her aşamasında insanın yer aldığı bu aşamalar dolayısıyla
kültürden etkilenerek insanların ve toplumların yeme pratiklerini oluşturur.
Beslenmeye sosyokültürel faktörlerin etkisi beslenme kadar eski olsa da, bu
konunun sosyoloji içerisinde incelenmesi 20. yüzyıl gibi yakın bir zaman
diliminde başlamıştır. Sağlığın sosyalleşmesiyle ön plana çıkan beslenme; yemek
sosyolojisi, sosyolojik beden algısı, besinin küreselleşmesi gibi yeni
araştırma konularının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Küreselleşme; bilginin,
materyallerin, sermayenin, insanın uluslararası hareketliliğini tarif eden çok
yönlü bir olgudur. Küreselleşmeyle birlikte mesafelerin önemi azalmış,
kültürler arası etkileşim artmıştır. Ulaşım, iletişim ve pazarlama imkanlarının
artmasıyla gıda da küreselleşmiş, alışkanlıklar ve akımların evrensel hale
gelmesi ile toplumların yerel beslenme kültürleri giderek yozlaşmıştır. Gıdaya
ulaşmanın kolaylaşması gelişmiş toplumlarda bir bakıma gıdaya verilen önemi ve ayrılan
zamanı azaltmış, toplumlar hızla tüketim toplumu haline gelmiştir. Hızlı ve
pratik tüketimin yaşamın her alanında öne çıkmasıyla yemek kültürü de değişmiş,
önceleri günün uzun saatlerini alan beslenme, günümüzde kısa süre içerisinde
geçiştirilen bir ihtiyaç halini almıştır. Fast-food adı verilen bu beslenme
düzeni beraberinde sağlık sorunlarını ve kültürel tartışmaları da gündeme
getirmiştir. Bu tartışmaların sonucunda İtalya’da başlayan ve fast-food
kültürüne karşı olarak gelişen Slow Food akımı geniş yankı uyandırmıştır. Bu
çalışmada küreselleşmenin beslenmeye etkisi sosyolojik bir bakış açısıyla
değerlendirilmiştir.
Anahtar
kelimeler: beslenme sosyolojisi, küreselleşme,
fast-food, Slow Food
Abstract
Nutrition, which is an
essential need for the continuation of physiological activities such as growth
and development in the process from birth to death, is one of the most basic
elements of human beings as well as every living creature. Nutrition is a vital
event that is naturally affected by many physiological, psychological, economic
and sociocultural factors. Although the physiological approach to nutrition
explains its biological importance, it is not completely sufficient. The need
for nutrition, which started with the human being, who can think and is
affected by his environment and emotions, has gained various meanings with the
development of man and humanity. Nutrition, which was one of the basic
requirements of sustaining life in the beginning, has become an inseparable
part of life by being influenced by and affecting the culture over time. Nutrition;
includes eating, the production, processing, preparation and consumption of
food and beverages. These stages, in which people are involved at every stage,
are therefore influenced by the culture and form the eating practices of people
and societies. Although the effect of sociocultural factors on nutrition is as
old as nutrition, the study of this subject in sociology started as recently as
the 20th century. Nutrition that stands out with the socialization of health;
has led to the emergence of new research topics such as the sociology of food,
sociological body perception, and the globalization of food. Globalization; It
is a multifaceted phenomenon that describes the international mobility of
knowledge, materials, capital and people. With globalization, the importance of
distances has decreased and intercultural interaction has increased. With the
increase in transportation, communication and marketing opportunities, food has
also become global, and with the universalization of habits and trends, the
local nutrition cultures of societies have gradually deteriorated. Ease of
access to food has reduced the importance and time allocated to food in
developed societies, and societies have quickly become consumer societies. With
fast and practical consumption coming to the fore in every aspect of life, the
food culture has also changed, and nutrition, which used to take long hours of
the day, has become a need that is passed over in a short time today. The diet
which called fast food, has brought health problems and cultural discussions to
the agenda. As a result of these discussions, the Slow Food movement, which
started in Italy and developed against the fast-food culture, had wide
repercussions. In this study, the effect of globalization on nutrition has been
evaluated from a sociological perspective.
Keywords: sociology of nutrition, globalization, fast-food, Slow Food