Spinal Anestezi Sonrası Putaminal Hematom After Spinal Anesthesia


Çevik Z., Kara D., Türköz A.

21. Ulusal Yoğun Bakım Kongresi, Antalya, Türkiye, 17 - 20 Mart 2022, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Spinal Anestezi Sonrası Putaminal Hematom

Putaminal Hematoma After Spinal Anesthesia

 

Zülfü ÇEVİK, Deniz KARA, Ayda TÜRKÖZ 

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı, İstanbul,Türkiye

 

ÖZET

Spinal anesteziye bağlı gelişen komplikasyonlardan biri olan intrakraniyal hemoraji, nadir görülen ancak hayatı tehdit eden bir durumdur. Bu olguyu sunarak spinal anestezi sonrası nadir görülen bir komplikasyon olan intraserebral hemorajinin tanı ve tedavisinde farkındalığı artırmayı amaçladık.

Anahtar Kelimeler: İntraserebral hemoraji, obstetrik anestezi, spinal anestezi

 

ABSTRACT

Intracranial hemorrhage is a rare but life-threating complication of spinal anesthesia. Herein, we describe such a rare case that was diagnosed as intracerebral hemorrhage after spinal anesthesia. We also aim to raise awareness of its diagnosis and treatment.

Keywords: İntracerebral hemorrhage, obstetric anesthesia, spinal anesthesia

 

GİRİŞ

Spinal anestezi, sezeryan operasyonlarında genel anesteziye alternatif olarak yaygın olarak kullanılmakla birlikte çeşitli komplikasyonları da beraberinde getirmektedir. Spinal anestezinin en sık komplikasyonu postdural ponksiyon baş ağrısıdır (%0,4-6). Diğer komplikasyonlar ise; lokalize ağrı, ponksiyon yerinde enfeksiyon, kanama, menenjit, spinal ekstradural kanama, spinal subdural kanama ve spinal subaraknoid kanama, subdural ve ekstradural kraniyal kanamalardır. İntraserebral kanama 500.000’de 1 olguda nadir olarak görülse de tanı ve tedavide geç kalındığında nörolojik defisit veya ölüme neden olabilen ciddi bir komplikasyondur (1).

 

AMAÇ

Bu nedenle, nadir görüldüğünden spinal anestezi ile sezeryan ameliyatı sırasında akut gelişen putaminal hematom olgumuzu sunmaya değer bulduk.

 

OLGU

Otuz beş yaşında 40 haftalık gebe kadın hastanın elektif şartlarda sezaryen operasyonuna alınması planlandığından preoperatif anestezi değerlendirilmesi yapıldı. Fizik muayene bulgularının normal olduğu ve laboratuvar incelemelerinde bir özellik olmadığı tespit edildi. Hastanın anamnezinde son bir yıldır ayda 2-3 kez olan, 3-4 saat süren, basit analjeziklerle geçen migrenöz karakterde baş ağrısı öyküsü bulunduğu öğrenildi. Preeklampsi, kanama diyatezi öyküsü ve antikoagülan kullanımı yoktu. Spinal anestezi için yazılı ve sözlü onamı alınan hastaya ASA standart monitörizasyonu yapıldıktan sonra deneyimli bir anestezist tarafından oturur pozisyonda 25 gauge kalem uçlu spinal iğne ile L3-L4 seviyesinden tek seferde hiperbarik bupivakain (7,5 mg) ve fentanil (12,5 mcg) ile spinal anestezi yapıldı. Hemodinamik açıdan stabil seyreden hastada fundal bası sonrasında bebek ve plasenta çıkartıldıktan sonra ani başlayan şiddetli baş ağrısı, dizartrik konuşma, sağ kolda güçsüzlük, yüzde asimetri gelişti. Operasyon bitiminde çekilen bilgisayarlı beyin tomografisinde (BT)(Şekil 1) ve serebral manyetik rezonans görüntülemesinde (MRG)(Şekil 2) solda bazal ganglionlar düzeyinde intraserebral hematom ile uyumlu görünüm izlenen hasta yoğun bakıma alındı. Kontrol beyin BT’ de kanamada artış olmaması üzerine postoperatif 3.gün nöroloji servisine transfer edildi. Sağ kol hafif hemiparezik olan hasta postoperatif 7.gün fizik tedaviye devredildi.

 

TARTIŞMA

Spinal anestezi ile ilişkili en sık görülen komplikasyon postural baş ağrısıdır. Dura delinmesi beyin omurilik sıvısının sızıntısı, BOS hacminin azalmasına ve intraspinal, intrakraniyal basınçta azalmaya neden olur. Beyin omurilik dinamiklerindeki değişiklik, omurilik ve beynin kaudal hareketini indükler, bu da dura, kraniyal sinir ve köprü venlerin gerilmesine neden olur ve bu da baş ağrısına ve kanamaya sebebiyet verir(2).

 Zeidan ve arkadaşları (3) yaptığı çalışmada; epidural anestezi sonrası gelişen subdural kanamalı 21 hastanın 19’unun obstetrik hastalar olduğu saptamış; gebelerin postural baş ağrısı gelişiminde yüksek risk altında olduğu belirtilmiştir. Bunun sebebi olarak da; peripartum dehidratasyon (BOS yapımı azalır), postpartum diürez, doğum esnasında ani intraabdominal basınç düşüşü ve vena kaval kompresyon azalması (epidural venöz basıncı düşürür) gösterilmektedir. Bizim hastamız da sezeryan ameliyatı sırasında bebek ve ardından plasenta çıkartıldıktan sonra ani başlayan başağrısı ile prezente olan bir intraserebral hemoraji olgusudur. Prosedürün kendisi ilk denemede 25 gauge kalem uçlu iğne ile BOS kaybına neden olmadan tamamlandığından hematomun patogenezinde ani intraabdominal basınç düşüşü ve vena kaval kompresyon azalması olduğunu düşünmekteyiz.

Literatürde spinal anestezi sonrası gelişen intraserebral hemoraji olguları nadir olarak bildirilmiştir. 1981 yılında Mantia ve arkadaşları 26 gauge spinal iğne kullanan bir vaka bildirmişler, hasta ameliyattan beş gün sonra baş ağrısından yakınmış ve bilgisayarlı tomografide beşinci günde sağ parietal lob kanaması görülmüştür (4). 2001'de Egg ve arkadaşları 24 gauge sprotte spinal iğne kullanılan bir vaka bildirmişler, hasta operasyonda beş dakika içinde baş ağrısından şikayet etmiş, kraniyal bilgisayarlı tomografide akut subaraknoid kanama görülmüştür (5). 1999'da Akpek ve arkadaşları 22 gauge spinal iğne kullandıkları vakada ondört gün sonra ortaya çıkan baş ağrısını talamusta bazal ganglionlarda bilateral subdural kanamaya bağlanmıştır (6). 2002 yılında Sharma 24 gauge spinal iğne kullanımı sonrası dördüncü saatte baş ağrısından yakınan intraserebral hemoraji hastasını bildirmiştir (7). Özcan ve arkadaları 2020’de Kombine spinal-epidural anesteziden 4 saat sonra başlayan postural olmayan baş ağrısı şikayetleri ile ilişkili bir akut talamik hemoraji vakasını bildirmiştir (8).

Olgumuz akut gelişen ilk intraserebral kanama vakasıdır. Erken başlayan şiddetli baş ağrısı ve hızla gelişen nörolojik semptomlar bizi hemen uyarmış ve yapılan nörogörüntülemeler ile hızla tanı konulmuştur.

 

SONUÇ

Sonuç olarak; spinal anestezi sonrası nadir olarak görülen intraserebralhematom, ciddi bir nörolojik komplikasyon olarak akılda tutulmalıdır. Nörolojik muayene sonrasında nörogörüntüleme ile ilgili branşlara konsültasyon erken tanı ve tedaviyi sağlamakta, morbidite ve mortaliteyi azaltmaktadır.

 

KAYNAKLAR

1.     Scott DB, Hibbard BM. Serious non-fatal complications associated with extradural block in obstetric practice. Br J Anaesth 1990;64:537-541.

2.     Loo CC, Dahlgren G, Irestedt L. Neurological complications in obstetric regional anaesthesia. Int J Obstet Anestezi. 2000;9:99–124.

3.     Zeidan A, Farhat O, Maaliki H, Baraka A. Does postdural puncture headache left untreated lead to subdural hematoma? Case report and review of the literature. Int J Obstet Anesth 2006;15:50-58.

4.     Mantia AM. Clinical report of the occurrence of an intracerebral hemorrhage following post lumbar puncture headache. Anaesthesiology 1981;55:684-685.

5.     Eggert SMEggers KA. Subarachnoid haemorrhage following spinal anaesthesia in an obstetric patient. Br J Anaesth. 2001;86:442-4.

6.     Akpek EAKaraaslan DErol ECaner HKayhan Z. Chronic subdural haematoma following caesarean section under spinal anaesthesia. Anaesth Intensive Care.  1999;27:206-8.

7.     Sharma K. Intracerebral hemorrhage after spinal anesthesia. J Neurosurg Anesthesiol 2002;14:234-237.

8.     Özcan H, Aktaş Serap, TürközA. Acute thalamic haemorrhagic stroke after combined spinal–epidural anaesthesia in pregnancy case report. European Journal of Anaesthesiology: September 2020 - Volume 37 - Issue 9 - p 828-829doi: 10.1097/EJA.0000000000001124.

 

 

ŞEKİLLER

 

Şekil 1: Solda bazal ganglionlar düzeyinde intraserebral hematom ile uyumlu hiperdens görünüm

Şekil 2: SWI görüntülerde solda bazal ganglionlar düzeyinde hemorajik naturde diffüzyon kısıtlaması gösteren lezyon

 

 


 

 

Şekil 1: Solda bazal ganglionlar düzeyinde intraserebral hematom ile uyumlu hiperdens görünüm

 

Şekil 2: SWI görüntülerde solda bazal ganglionlar düzeyinde hemorajik naturde

sinyal kaybı gösteren lezyon