MIDDLE EAST 9. INTERNATIONAL CONFERENCE , Bayrut, Lübnan, 13 - 15 Mart 2024, ss.483-484, (Özet Bildiri)
Metabolik sendrom; vücuttaki bir dizi risk
faktörünün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur abdominal yağlanma,
yüksek kan basıncı, insülin direnci ve dislipidemi gibi faktörlerin bir araya
gelmesiyle tanımlanır. Son yıllarda, sindirim sistemindeki mikroorganizmaların
(mikrobiyota) metabolik sendromun gelişimi üzerindeki etkileri üzerine yapılan
araştırmalar önemli bir ilgi odağı haline gelmiştir. Metabolik sendromun
patogenezi, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle karmaşık bir şekilde
şekillenir. Özellikle, barsak mikrobiyotasının dengesizliği, metabolik
sendromun oluşumunda potansiyel bir etken olarak öne çıkmaktadır.
Mikrobiyotanın dengesizliği, barsak bariyerinde bozulmaya, düşük dereceli
inflamasyona ve metabolik süreçlerde değişikliklere yol açarak insülin direnci
gibi temel bileşenlerle ilişkilendirilmiştir. Bu alandaki araştırmalar,
sağlıklı bir mikrobiyota profilinin metabolik sendrom riskini azaltabileceğini
ve belirtilerini hafifletebileceğini öne sürmektedir. Bununla birlikte,
spesifik mikrobiyota bileşenlerinin ve metabolik sendrom arasındaki
korelasyonun tam olarak anlaşılması için daha fazla çalışma gerekmektedir.
Mikrobiyota manipülasyonunun, metabolik sendromun önlenmesi ve tedavisinde
potansiyel bir strateji olabileceği düşünülmektedir. Probiyotikler,
prebiyotikler ve diyet değişiklikleri gibi yaklaşımlar, mikrobiyota sağlığını
iyileştirmeye ve metabolik sendrom belirtilerini yönetmeye yönelik umut verici
bulgular sunmaktadır. Sonuç olarak, metabolik sendrom ile mikrobiyota
arasındaki ilişki karmaşıktır ve henüz tam olarak anlaşılmamıştır. Ancak, bu
alandaki araştırmaların ilerlemesi, metabolik sendromun önlenmesi ve
tedavisinde yeni ve etkili stratejiler geliştirilmesine ışık tutabilir. Bu
derleme, literatürden yararlanarak metabolik sendrom ile mikrobiyota arasındaki
ilişkinin karmaşıklığını ve potansiyel tedavi yöntemlerini vurgulamayı
amaçlarken detayları belirtmek yerine genel bir bakış sunarak, bu alandaki
araştırmaların önemini vurgulamayı hedeflemektedir.
Anahtar kelimeler: Mikrobiyota, Metabolik sendrom, Bağırsak
mikrobiyotası, İnsülin direnci, Probiyotik
Metabolic
syndrome is a complex condition that arises from a combination of various risk
factors in the body, defined by the confluence of factors such as abdominal
obesity, high blood pressure, insulin resistance, and dyslipidemia. In recent
years, research on the effects of microorganisms (microbiota) in the digestive
system on the development of metabolic syndrome has become a significant focus
of interest. The pathogenesis of metabolic syndrome is shaped in a complex
manner by the interaction of genetic and environmental factors. Particularly,
imbalance in gut microbiota emerges as a potential factor in the formation of
metabolic syndrome. Imbalance in the microbiota has been associated with
disturbances in gut barrier function, low-grade inflammation, and alterations
in metabolic processes, including insulin resistance, which are fundamental
components of metabolic syndrome. Research in this field suggests that a
healthy microbiota profile may reduce the risk of metabolic syndrome and
alleviate its symptoms. However, further studies are needed to fully understand
the correlation between specific microbiota components and metabolic syndrome.
Manipulation of the microbiota is considered a potential strategy for the
prevention and treatment of metabolic syndrome. Approaches such as probiotics,
prebiotics, and dietary changes offer promising findings for improving
microbiota health and managing metabolic syndrome symptoms. In conclusion, the
relationship between metabolic syndrome and the microbiota is complex and not
yet fully understood. Nevertheless, progress in research in this area may shed
light on the development of new and effective strategies for the prevention and
treatment of metabolic syndrome. This review aims to highlight the complexity
of the relationship between metabolic syndrome and microbiota and potential
treatment methods by making use of the literature, and to emphasize the
importance of research in this field by providing a general overview rather
than specifying details.
Keywords:
Microbiota, Metabolic syndrome, Gut microbiota, Insulin resistance, Probiotics