Combined Condylectomy and Orthodontic Treatment Approach For Unilateral Condylar Hyperplasia


Aktürk O. Ö. , Sunal Aktürk E. , Diker N. , Alkan A.

17. Türk Ortodonti Derneği Uluslararası Sanal Kongresi, 12 - 14 March 2021, pp.79

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • Page Numbers: pp.79

Abstract

Aim: Unilateral condylar hyperplasia is a rare disease that causes facial asymmetry as a result of excessive vertical and/or horizontal growth of the mandibular condyle. This case report presents the changes achieved in occlusion, hard and soft tissues in a patient with facial asymmetry due to unilateral condylar hyperplasia combined with condylectomy and orthodontic treatment.

Case Report: In the clinical examination of a 23-year-old female patient who had skeletal class III malocclusion and presented with the complaint of facial asymmetry, 3 mm lower midline deviation to the left side, Class III canine relationship on the right side, Class II canine and molar relationship on the left side, anterior and posterior cross-bite were observed. A 5˚ menton deviation to the left was observed in posteroanterior radiography. Bone scintigraphy showed increased activity at the right condyle compared with the left side. CBCT examination was performed to evaluate condylar height discrepancy. The patient was treated using a combined surgical-orthodontic approach. Under general anaesthesia, the surgical procedure was performed using modified preauricular approach. A condylectomy of 5 mm was performed on the right condyle head with piezosurgery. Subsequently, the condylar stump was smoothed with a diamond round bur. At the same surgery, 2 implants were placed in order to maintain the missing teeth in the lower right quadrant. In the postoperative period, levelling and alignment were performed, and intraoral elastics were used for occlusal stabilization and muscular adaptation. After 10 months of orthodontic treatment, implant supported bridge was placed. No futher surgeries after chondylectomy was used to obtain facial symmetry and Class I relationship. After 6-months follow-up, it was observed that the occlusion was still stable.

Conclusion: In cases of facial asymmetry due to condylar hyperplasia, stable and aesthetic results can be obtained by determining the source of asymmetry and planning a problem-oriented treatment.

Amaç: Tek taraflı kondiler hiperplazi, mandibular kondilin aşırı vertikal ve/veya horizontal büyümesi sonucu yüz asimetrisine neden olan nadir görülen bir hastalıktır. Bu vaka raporunda amaç, kondiler hiperplaziye bağlı fasiyal asimetri gözlenen erişkin hastanın kondilektomi cerrahisi ve ortodontik tedavi ile birlikte oklüzyon, sert ve yumuşak dokularda elde edilen değişikleri sunmaktır.

 

Olgu Sunumu: Yüzündeki asimetri şikayetiyle başvuran 23 yaşındaki iskeletsel sınıf 3 maloklüzyona sahip kadın hastanın yapılan klinik muayenesinde üst orta hatta 1 mm sağa sapma, alt orta hatta 3 mm sola sapma, sağda Sınıf III kanin ilişki, solda Sınıf II kanin ve molar ilişki, anterior ve posterior çapraz kapanış gözlenmiştir. Posteroanterior radyografide 5˚ menton deviasyonu olduğu gözlenmiştir. Kondiler hiperaktivitenin olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla alınan sintigrafide mandibulada sağ kondilde sola göre artmış aktivite izlendiği bildirilmiştir. Sağ ve sol kondiller arası boyut uyuşmazlığını değerlendirmek amacıyla CBCT incelenmiştir.  Hastanın tedavisinde kombine ortodontik- cerrahi yaklaşım uygulanmıştır. Cerrahi işlem genel anestezi altında preauriküler yaklaşımla yapılmıştır. Piezocerrahi ile sağ kondil başında 5 mmlik kondilektomi sonrası yuvarlak elmas frez ile kondil başı düzeltilmiştir. Eş zamanlı olarak sağ alt posterior bölgedeki diş eksikliklerinin idamesi amacıyla 2 adet implant yerleştirilmiştir. Postoperatif dönemde ortodontik tedavi ile dişler sıralanıp seviyelenmiş, oklüzyonun stabilizasyonu ve kasların adaptasyonu amacıyla intraoral lastikler kullanılmıştır. 10 ay süren ortodontik tedavi sonrası implant üstü protez yapılmıştır. Fasiyal simetri ve Sınıf I ilişkinin elde edilmesi için kondilektomi harici bir cerrahiye başvurulmamıştır. 6 aylık retansiyon döneminin sonunda oklüzyonun hala stabil olduğu gözlenmiştir.

 

Sonuç: Kondiler hiperplaziye bağlı fasiyal asimetri olgularında asimetrinin kaynağının tespit edilmesi ve ona yönelik bir tedavi uygulanması ile stabil ve estetik sonuçlar elde edilebilmektedir.