Serum İrisin Düzeyinin Puberte Evreleri ile İlişkisi


Meriç Z., Cesur Y. , Özgen İ. T. , Kutlu E.

XXII. Ulusal Pediatrik Endokrinoloji ve Diyabet Kongresi, Antalya, Türkiye, 18 - 22 April 2018, no.208, ss.179

  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayısı: ss.179

Özet

Amaç: Puberte, cinsel olgunlaşmanın kazanıldığı karmaşık bir gelişim sürecidir.

Çocukluk çağında baskı altında olan nörohipofiz aksını uyaran sinyallerin, vücut yağ oranının belli bir seviyeye gelmesinden sonra salgılandığı

düşünülmektedir. İskelet kası ve yağ dokusundan salgılanan irisinin puberte başlangıcında arttığı gösterilmiştir. Çalışmamızda serum irisin

düzeyinin pubertenin başlangıcı ve evreleri ile ilişkisinin irdelenerek puberte fizyolojisine ve puberte bozukluklarının patogenezine ışık

tutulması amaçlanmıştır.

Gereç-Yöntem: Çalışmaya her puberte evresinden 30’ar kişi olmak üzere toplam 150 sağlıklı ve normal kiloda kız çocuğu dahil edildi. Olguların

boy, tartı ve beden kitle indeksleri (BKİ) ölçüldü; rutin tetkikleri ile serum irisin düzeyleri çalışıldı.

Bulgular: Tüm olgularda irisin düzeyi ile desimal yaş arasında negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır (r=-0,222; p<0,01).

Puberte evrelerine göre incelendiğinde Evre 2 ve Evre 3’ün irisin düzeyleri Evre 1’e göre, Evre 3’ün irisin düzeyleri Evre 2’ye göre daha yüksek

bulundu (p=0,041); Evre 3’ün irisin düzeyleri Evre 4 ve Evre 5’ten yüksek bulundu (p=0.001). Evre 4 ile Evre 5’in irisin düzeyleri arasında ise

anlamlı farklılık saptanmadı (p=0,836). Evre 3’e kadar irisin düzeyleri yükseliş göstermiş daha sonra düşüşe geçmiştir. Tüm olgularda ve

puberte evrelerine göre ayrı gruplar halinde incelendiğinde; irisin düzeyi ile boy SDS, tartı SDS ve BKİ SDS düzeyleri arasında anlamlı

ilişki saptanmadı.

Sonuç: İrisin seviyesinin prepubertal dönemden pubertal döneme geçişte anlamlı bir artış göstermesi, büyüme hızının en yüksek olduğu evre 2

ve 3’te en yüksek değerlere ulaştıktan sonra evre 4 ve 5’te düşme eğilimine girmesi irisinin büyüme hızı ve puberte başlangıcı ile ilgili bir

gösterge olabileceğini düşündürtmektedir.