RUHSAL SAĞLIĞIN GELİŞTİRİLMESİNDE PSİKOBİYOTİKLER


Creative Commons License

Aygan E., Güçlü D.

10th INTERNATIONAL ZEUGMA CONFERENCE ON SCIENTIFIC RESEARCH, Gaziantep, Türkiye, 25 - 26 Haziran 2023, ss.312-313, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Gaziantep
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.312-313
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Özet

Sağlık, fiziksel olarak sağlıklı olan bedenin ruhsal olarak da tam bir iyilik hali içinde bulunması olarak ifade edilmektedir. Fiziksel ve ruhsal sağlığın en büyük etkenlerinden biri ikinci beyin olarak da anılan bağırsaklardır. Bağırsak mikrobiyotasının bütünlüğü dengeli olması enerji dengesinin sağlanması, sinir sistemlerinin düzgün çalışması adına oldukça önemli bir etkendir. Yaş, cinsiyet, genetik, uygulanan beslenme rutini gibi faktörler bağırsak mikrobiyotasında kritik roller oynamaktadır. Aynı şekilde bağırsak bakterilerinin ruh hali, bilişsel fonksiyonlar, sosyal davranış gibi çeşitli psikolojik durumlarda da etkin olduğu bilinmektedir. Bakterilerin devamlılığının sağlanması ve mikrobiyotanın bozulması olarak bilinen dizbiozisin önlenmesi için diyet yaklaşımları ile probiyotikler önerilmektedir. Probiyotiklerin bir sınıfı olarak ve yeterli miktarda tüketildiğinde bilişsel fonksiyonları düzenlediği öne sürülen psikobiyotikler terimi bu noktada ortaya çıkmıştır. Psikobiyotikler gama aminobütirik asit (GABA), glutamat ve serotonin gibi birçok farklı nörotransmitterler ile proteinleri düzenleyebilmektedir. Depresyon ve stres gibi durumlarda bağırsak bariyerinde farklılıklar meydana gelmektedir. Ardından kortikotropin salgılatıcı hormon (CRH) ve vazopressin (AVP) salınımı artmaktadır. Bu durumda hipofiz adrenal aksı (HPA) aktive edilerek interlökin 1 (IL-1) ve IL-6 düzeylerinde de artışlar görülmektedir. Tüm bu farklılaşmalar karşısında psikobiyotikler tarafından IL- 10 seviyeleri arttırılarak HPA aktivitesi inhibe edilmektedir. Bu sayede stres oluşumu baskılanarak bağırsak fonksiyonları iyileştirilmektedir. Bifidobacterium breve, B. longum, Lactobacillus plantarum, L. helveticus, L. rhamnosus gibi psikobiyotiklerin bağırsak beyin aksı boyunca mutluluk hormonu olarak da anılan bir nöroaktif bileşen olan serotoninin üretimini ve dağılımını arttırdığı bilinmektedir. Aynı şekilde yapılan çalışmalarda psikobiyotik kullanımının serotonin öncüsü triptofan seviyelerini yükselttiği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak psikobiyotiklerin stres, kaygı bozukluğu ve depresyon gibi durumlarda bağırsak florasını düzenleyerek dopamin ve serotonin salınımını arttırdığı bilinmektedir. Düzenli kullanımı ile kişilerin duygu durumlarının olumlu yönde etkilendiği ve çeşitli mental rahatsızlıkların ilaç dışı tedavilerinde önemli rol oynayabildiği çalışmalarla kanıtlanmıştır. Farmakolojik tedavilerin yan etkileri göz önüne alındığında psikobiyotik takviyesi güvenli ve etkili bir tedavi yaklaşımı olarak görülebilmektedir. Ancak psikobiyotiklerin alternatif bir tedavi seçeneği olarak kabul edilebilmesi ve etki mekanizmalarının tam olarak açıklanabilmesi için ileri çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Anahtar kelimeler: Psikobiyotikler, Mikrobiyota, Ruh Hali, Serotonin, Depresyon

Abstract

Health is expressed as the physical well-being of the body in a state of complete mental well-being. One of the biggest factors in physical and mental health is the intestines, also known as the second brain. The integrity of the intestinal microbiota is a very important factor for ensuring the energy balance and the proper functioning of the nervous systems. Factors such as age, gender, genetics, and nutritional habits play critical roles in the gut microbiota. Likewise, gut bacteria are known to be effective in various psychological conditions such as mood, cognitive functions, and social behavior. Dietary approaches and probiotics are recommended to ensure the continuity of bacteria and to prevent dysbiosis, which is known as the deterioration of the microbiota. The term psychobiotics, which is claimed to regulate cognitive functions when consumed in sufficient quantities and as a class of probiotics, emerged at this point. Psychobiotics can regulate many different neurotransmitters and proteins such as gamma aminobutyric acid (GABA), glutamate and serotonin. Various changes occur in the intestinal barrier in situations such as depression and stress. The release of corticotropin-releasing hormone (CRH) and vasopressin (AVP) increases. In this case, the pituitary adrenal axis (HPA) is activated, and increases in interleukin 1 (IL-1) and IL-6 levels are also observed. In the face of all these differentiations, HPA activity is inhibited by increasing IL-10 levels by psychobiotics. In this way, stress formation is suppressed and intestinal functions are improved. It is known that psychobiotics such as Bifidobacterium breve, B. longum, Lactobacillus plantarum, L. helveticus, L. rhamnosus increase the production and distribution of serotonin, a neuroactive component also referred to as the happiness hormone, along the gut-brain axis. Studies have shown that the use of psychobiotics increases the levels of serotonin precursor tryptophan. As a result, it is known that psychobiotics increase the release of dopamine and serotonin by regulating the intestinal flora in conditions such as stress, anxiety disorder and depression. It has been proven by studies that with regular use, people's emotional states are positively affected and that it can play an important role in the non-drug treatment of various mental disorders. Considering the side effects of pharmacological treatments, psychobiotic supplementation can be seen as a safe and effective treatment approach. However, further studies are needed to accept psychobiotics as an alternative treatment option and to fully explain their mechanism of action.

Keywords: Psychobiotics, Microbiota, Mood, Serotonin, Depression