Objectives: This study aims to evaluate the clinical outcomes and quality of life of patients with or without the left subclavian artery (LSA) revascularization in patients with thoracic aortic diseases undergoing endovascular repair of the ishimaru zone 2. Methods: A total of 48 patients with the closure of the LSA after thoracic endovascular aortic repair (TEVAR) were enrolled in the study between 2014 and 2018, of whom 21 had undergone the LSA (revascularization group), and the remaining 27 cases (non-revascularization group). The study was planned as a single-center retrospective design. Data were retrieved from the patients’ files. Short form-36 scales were administered to assess quality of life. Results: There was no difference between the two groups with and without LSA revascularization in 30-day paraplegia (4.8% vs. 0.0%, p=0.449), 4-year cerebrovascular events (0.0% vs. 3.8%, p=0.998), upper extremity ischemia (9.6% vs. 0.0%, p=0.207), death (28.6% vs. 25.9%, p=0.887), rate of endoleak (23.8% vs. 29.6%, p=0.896), and length of intensive care unit stay (2.3±2.1 days vs. 2.1±1.8 days, p=0.645). Regarding the quality of life, only physical functioning was improved slightly more in the group that underwent LSA without revascularization (90.7±26.7 vs. 82.3±14.9, p=0.032). Conclusion: The current study showed no significant differences with respect to neurological outcomes, upper extremity ischemia, quality of life, and mortality among patients undergoing TEVAR with or without revascularization of the LSA.
Amaç: Bu çalışmada, isthimaru zone 2 endovasküler aortik onarım yapılan hastalarda, sol subklaviyan arter revaskülarizasyonu yapılıp yapılmasının klinik sonuçlara ve yaşam kalitesine etkisi araştırılmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya 2014-2018 yılları arasında torasik endovasküler onarım (TEVAR) sonrası sol subklaviyan arteri kapatılan 48 hasta dahil edildi. Bu hastaların 21’inde sol subklaviyan arter revaskülarize edildi (revaskülarizasyon grubu), geri kalan 27 hastaya revaskülarizasyon yapılmadı (revaskülarizasyon yapılmayan grup). Çalışma tek merkezli retrospektif olarak planlandı. Veriler hastaların dosyalarından alındı. Yaşam kalitesini değerlendirmek için kısa form-36 (SF-36) kullanıldı. Bulgular: Sol subklaviyan arter revaskülarizasyonu yapılan ve yapılmayan gruplar arasında 30 günlük parapleji (%4.8 karşı %0.0, p=0.449), 4 yıllık serebrovasküler olay (%0.0 karşı %3.8 p=0.998), üst ekstremite iskemisi, (%9.6 karşı %0.0, p=0.207), ölüm (%28.6 karşı %25.9, p=0.887), endoleak oranı (%23.8 karşı %29.6, p=0.896), ve yoğun bakım kalış süresi (2.3±2.1 gün karşı 2.1±1.8 gün, p=0.645) bakımından fark yoktu. Yaşam kalitesi açısından sol subklaviyan arter revaskülarize edilmeyen grupta sadece fiziksel fonksiyon biraz daha iyiydi (90.7±26.7 karşı 82.3±14.9, p=0.032). Sonuç: Sol subklavian arter revaskülarizasyonu yapılan TEVAR hastaları ile revaskülarizasyon yapılmayan hastalar arasında nörolojik sonuçlar, üst ekstremite iskemisi, yaşam kalitesi ve mortalite açısından anlamlı farklılık saptanmamıştır.