ACİL SERVİSTE ÜRİNER SİSTEM TAŞ HASTALIĞI ANALİZİ


Creative Commons License

TAŞLIDERE B.

1.GASTROİNTESTİNAL ARAŞTIRMA KONGRESİ, Malatya, Türkiye, 10 March 2018, ss.1

  • Basıldığı Şehir: Malatya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayısı: ss.1

Özet

ACİL SERVİSTE ÜRİNER SİSTEM TAŞ HASTALIĞI ANALİZİ 

GİRİŞ

Ürolitiazis, akut üriner sistem tıkanıklığı veya akut yan ağrısının en sık nedenidir. Bilinen en şiddetli ağrı formlarından birisi olup, yaşam boyu renal kolik ile karşılaşma sıklığı %1-10 olarak bildirilmektedir (1).  Renal koliğin genel görünümü, aniden ortaya çıkan tek taraflı yan ağrı ya da alt abdominal ağrıdır. Uygun tanı alması ve uygulanacak prosedürler yaşamsal önemi bulunan böbrek sağlığımız ve yaşam kalitemiz için önemlidir. Çalışmamız hastanemize başvuran üriner sistem taş hastalığı ile ilgili elde edilen analizleri içermektedir.

Materyal ve Metod

Çalışma Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Serviste 01.09.2017-04.01.01.2018 tarihleri arasında 3 aylık periyotta renal kolik tanısı konan 400 hasta değerlendirilerek yapılmıştır. Vakaların yaş, cinsiyet, öz geçmişi, aile öyküsü, kaydedildikten sonra vital bulguları kayıt altına alınmıştır. Laboratuar incelemesinde rutin biyokimya değerleri çalışılmıştır. Tanı sürecinde hastalara idrar tahlili, direkt grafi, USG ve/veya tomografi çekilmiştir. Çalışmaya alınan renal kolik vakaları tedavileri sonrası taburcu edilmiş veya üroloji konsültasyonu sonucuna göre hareket edilmiştir. Veriler SPSS IBM statistics 20 istatistik paket programında değerlendirilmiştir. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında ki kare testi kullanılmıştır. İstatiksel olarak p<0,05 değeri anlamlı kabul edilmiştir.

 

Bulgular

Çalışma grubu hastalarının 114’ü kadın iken, 286’sı erkek  ve yaş ortalamasının 38.22±14,5 olduğu görülmüştür. En sık başvuru şikayeti yan ağrısı %91 (n=364) ve  %60 (n=244) kasık ağrısıdır. Bulantı şikayeti  %56 (n=224) ise üçüncü sıradadır. Tam idrar tahlillerinde en sık bulgu %81(n:324) ile hematüridir.  Diğerleri  %26 (n:104) ile lökositüri ve %20 (n:80) proteinüridir. 400 hastanın hepsine direkt üriner sistem grafisi, 364’sine ultrasonografi ve 136’ine bilgisayarlı tomografi tetkikleri yapılmıştır.  Direkt üriner sistem grafisinde taş varlığı  %19 vakada görülürken, ultrasonografide  %61vakada, bilgisayarlı tomografide ise %96 vakada taş yada ilgili bulgu varlığı tespit edilmiştir. Taş lokalizasyonuna  bakıldığında; %14 (n=56)’sinin proksimal üreterde, % 8 (n=32)’inin orta üreterde, %33(n=132)’unun distal üreterde, % 42 (n=148)’nın üreterovezikal bileşkededir.Taşa bağlı tek taraflı hidronefroz varlığı 62 (%15,5)  vakada bulunmuşken, bilateral hidronefroz ise 12 (%3) hastada tespit edilmiştir. Tespit edilen taşların boyutlarına bakıldığında; 164’ünde (%41),  5 mm den küçük, 136’inde (%34) 5-10 mm arası, 56’unda (%14) 10-20 mm arası ve 32 hastada da 20 mm’den büyük taş olduğu tespit edilmiştir . Çalışma grubundaki 352 kan basıncı ortalama değeri sistolik için 164± 13mmhg dir. Solunum sayısı dakikada 20’nin üzerinde olan 372 vaka (%83) tespit edilmiştir veortalama değer 26± 3,6 dır. Serum BUN değerleri ortalaması 14±3,8 mg/dL, kreatinin 0,7±0,56 mg/dL olarak hesaplanmıştır. Ortalama kalsiyum değerleri 8,7 mg/dL sodyum 138±3,4 mmol /L, potasyum 4,3±0,7 mmol/L, AST 14,4±2,3 U/L, ALT 8.1±1,2 U/L total bilüribin 0.25±0,2 mg/dL, amilaz 37±4,6 U/L olarak saptlanmıştır.  Yatış yapılan diğer hastalar ise 10 mm’nin üzerinde taşı olan 66,  unilateral ileri pelvikaliksiyel ektazisi olan 38, bilateral orta-ileri pelvikaliksiyel ektazisi olan 8, olmak üzere toplamda  118 vaka üroloji kliniğine yatırılmıştır.

 

Tartışma

Renal kolik, yan ağrısı nedeniyle acil servise sık başvuru nedenleri arasında yer almaktadır. Görülme sıklığı % 12- 15 arasında değişmekte olup ülkemizde yapılan çok merkezli bir çalışmada % 14,8 olarak rapor edilmiştir (1)

Çalışmamızda ürolitiasiz erkeklerde, kadınlara oranla 2 kat daha sık görülmektedir. Bunun nedeni olarak yüksek serum testesteron seviyesinin karaciğerde endojen okzalat üretimini artırması olarak düşünülmektedir(2). En sık başvuru yan ağrısı ve kasık ağrısıdır, gastroenterolojik şikayetlerin daha geri planda olduğu görülmüştür. Renal kolik hastalarında eşlik eden en sık idrar bulgusu hematüridir. Hastaların 19’unda (% 13,01) makroskopik hematüri olduğu belirlenmiştir (3).  Taşın en sık görüldüğü  lokalizasyon üriner sistemin en dar yeri olan üreterovezikal bileşkededir. Ürolitiasiz çalışmamızda daha çok tek taraflıdır ve tek taraflı hidronefroz görülme oranı %62 dir. Taş boyutu daha çok 5mm den küçük olma eğilimindedir. Solunum sayısının ve sistolik tansiyonda ortalama değin daha yüksek bulunma nedeni hastaların ağrı nedeniyle ajite halde olmalarının bir sonucu olabilir. Direk üriner sistem grafilerinin, üreter taşlarına bağlı gelişen renal koliklerin tanısında sınırlı duyarlılığı düşüktür. Bu nedenle akut renal koliklerin tanısında tek başına güvenle kullanılan bir yöntem değildir. Genel görüş olarak USG renal kolikli tüm vakalarda ilk yöntemdir. BT’nin tanı doğruluğu açısından üstün olduğu bilinmekle beraber USG’nin uygulanabilirlik, ulaşılabilirlik ve acil şartlarında hızlı sonuca varılması ile ön plana çıkmıştır. Sonuç olarak BT’nin acil servise başvuran hastalarda ki üriner sistem taşlarını tespit etmede daha kullanışlı olduğu fakat bununla birlikte, yatak başı kullanılan ve invazif olmayan USG’nin acil servislerde ilk tercih olarak kullanılabileceği ve BT’nin USG sonucu negatif gelen hastalarda kullanışlı olabileceği sonucuna varılmıştır (4). Bu şikayetlerle acil servise başvuran hastaların %29 ‘u üroloji servisine yatırılmıştır.Renal kolik hastaların hayat kalitesini etkileyen ve yaşamsal önemi bulunan böbrek sağlığımız açısından önemli klinik bir sorundur ve bu konu hakkında farkındalığı yükseltmek yapılacak yeni çalışmalara bağlıdır.

 

Kaynaklar

1-Hosseininejad SMAmini Ahidashti HBozorgi FGoli Khatir IMontazar SHJahanian FAmooei Khanabbasi M. Efficacy and Safety of Combination Therapy with Ketorolac and Morphine in Patient with Acute Renal Colic; A Triple-Blind Randomized Controlled Clinical Trial. Bull Emerg Trauma. 2017 Jul;5(3):165-170.

2- Gupta K, Gill GS, Mahajan R. Possible role of elevated serum testosterone in pathogenesis of renal stone formation. Int J Appl Basic Med Res. 2016;6:241–244

3-Samad EJ GolzariHassan SoleimanpourFarzad Rahmani. Therapeutic Approaches for Renal Colic in the Emergency Department: A Review Article. Anesth Pain Med. 2014 Feb; 4(1): e16222.

4- Patatas K, Panditaratne N, Wah TM et al (2012) Emergency department imaging protocol for suspected acute renal colic: re-evaluating our service. Br J Radiol 85:1118–1122