Pembrolizumab Tedavisi Sonrası Gelişen İmmün İlişkili Meningoensefalit: Olgu Sunumu


Mustafayev E., Matur Z., Karakayalı Z. C.

61. ULUSAL NÖROLOJİ KONGRESİ, Antalya, Türkiye, 13 - 17 Aralık 2025, ss.1002, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1002
  • Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Pembrolizumab Tedavisi Sonrası Gelişen İmmün İlişkili Meningoensefalit: Olgu Sunumu

Elshan Mustafayev, Zeliha Matur, Zehra Cemre Karakayalı

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, İstanbul

Zeliha Matur Orcid ID: 0000-0002-3895-0410

Amaç: İmmün kontrol noktası inhibitörleri (İKİ) kanser tedavisinde çığır açmış olmakla birlikte, nadir görülen ancak ciddi bir yan etki olan immün ilişkili ensefalit tablosunu tetikleyebilirler. Bu olgu sunumunda, üçlü negatif meme kanseri nedeniyle pembrolizumab tedavisi alırken gelişen immün ilişkili meningoensefalit tablosu tartışılmaktadır.

Olgu: Elli üç yaşında kadın, Aralık 2024’te saptanan metastatik meme karsinomu nedeniyle karboplatin+paklitaksel+pembrolizumab tedavisi almaktaydı. Pembrolizumab tedavisinin 9. küründe tümör yanıtı alınmasına ve lezyonlarda küçülme kaydedilmesine rağmen, şiddetli bel ağrısı, bulantı, kusma ve ilerleyici bilinç bozukluğu gelişti. Laboratuvar incelemelerde akut faz reaktanları (AFR) yükselmişti ancak prokalsitonin negatifti, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, hemogram ve koagülasyon değerlerinde multipl organ etkilenmesini düşündüren anormallikler saptanmıştı. Kognisyonunda bozukluk, uykuya meyil gelişen hastanın beyin MRG’ında FLAIR ve T1 ağırlıklı görüntülerde bilateral hemisferik kortikal sulkuslarda, perimezensefalik sisternde, kavernöz sinüslerde kan beyin bariyerinin bozulmasına bağlı yaygın kontrastlanmalar ve kontrastlı T1A kesitlerde bilateral serebral hemisferde leptomenengial kontrastlanmalar görüldü (Resim 1). BOS’ta protein ve glukoz normaldi, mm3’te 38 eritrosit, 88 lenfosit vardı, patolojide malign hücre görülmedi. Kan-beyin bariyerinin bozukluğuyla uyumlu olarak tip 4 OKB pozitifliği saptandı. Kliniği ve laboratuvar bulguları ileri derecede bozulan hasta, Pembrolizumab tedavisine bağlı gelişen otoimmün mekanizmalı multisistem organ yetmezliği ve meningoensefalit tanısıyla intavenöz metilprednizolon (İVMP) tedavisi başlanmasına rağmen 3 gün içerisinde vefat etti.

Sonuç: İKİ'lerin neden olduğu nörotoksisite, tümörde olumlu yanıt alınsa dahi ortaya çıkabilir. Erken tanı ve agresif immünsupresif tedavi, immün ilişkili meningoensefalit yönetiminde hayati öneme sahiptir. Nörolojik semptomlar gelişen hastalarda bu yan etki mutlaka akılda tutulmalı ve tedaviye hızla müdahale edilmelidir. Erken tanı ve tedavilerde bile mortalite oranı %30’lara ulaşmaktadır.

Anahtar Kelimeler: İmmün kontrol noktası inhibitörleri, pembrolizumab, immün ilişkili advers olaylar, meningoensefalit, üçlü negatif meme kanseri.