Mikroenkapsülasyon Sisteminin Aljinat-Hücre Süspansiyon Yoğunluğuna Bağlı Hızlarının Değerlendirilmesi


Düzenli Ö. F. , GÖNCÜ B. S. , YÜCESAN E. , Salepçioğlu Kaya H., ERSOY Y. E. , AKÇAKAYA A.

Sağlık Bilimlerinde İleri Araştırmalar Dergisi, 2021 (Other Refereed National Journals)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2021
  • Doi Number: 10.26650/jarhs2021-928887
  • Title of Journal : Sağlık Bilimlerinde İleri Araştırmalar Dergisi

Abstract

Objective: The microencapsulation technique is mainly used in health sciences to provide both transport and preservation of therapeutic tools, such as drugs or cells, by coating them with a coating material. Naturally occurring and synthetic (non-natural) polymers are widely used as a coating material. Unlike others, ultrapure alginate is more advantageous due to its high biocompatibility and structural stability. In this study, our aim is to determine the ideal alginate cell suspension ratio for microencapsulation, the appropriate cell isolation method, and the optimum flow rate of the system by using ultra-pure alginate and parathyroid cells. 

Materials and Methods: In this study, parathyroid cells were obtained from four different parathyroid tissues through two different isolation methods (enzymatic/mechanical). The cells were suspended in an isotonic saline solution and encapsulated with different amounts of ultrapure alginate. Afterward, the determined alginate-cell suspension ratio was microencapsulated with parathyroid cells, and different flow rates, morphology, and the amount of parathyroid hormone secretion were followed in vitro.

Results: Morphologically, the ratio of 500μL:200μL (alginate: cell suspension volume) microencapsules was the most stable and efficient group in vitro. By this, the 28% alginate: cell suspension ratio was stabilized. The microencapsulated of the mechanically isolated cells were not found stable morphologically and negatively impacted the flow rate of the system. Particularly, enzymatic isolated parathyroid cells have high structural stability without showing equal distribution; however, only the 2.5 mL/minutes flow rate provided the equal distribution and stable parathormone release.

Conclusion: The basic principle of cell-microencapsulation is that the released products reach the outside of the capsule area. In addition, maintaining structural stability allows access to the nutrients to pass easily for the cells. In this study, the alginate-cell suspension ratio, favorable cell isolation method, and flow rate limits were clarified. An in vitro long-term, follow-up should be evaluated by future studies.

Amaç: Mikroenkapsülasyon tekniği sağlık bilimlerinde ilaç veya hücre gibi terapötik araçların bir kaplayıcı malzeme ile kaplanarak hem taşınımı hem de muhafazasını sağlamak amacıyla kullanılmaktadır. Kaplayıcı materyal olarak doğal olan ve olmayan birçok polimerik malzeme kullanılmaktadır. Bunlar arasında biyouyumluluğu ve yapısal stabilitesinden dolayı ultra saf aljinat avantajlı konumdadır. Bu çalışmada ultra saf aljinat ile paratiroit hücreleri kullanılarak mikroenkapsülasyon için ideal aljinat-hücre süspansiyon oranını, uygun hücre izolasyon metodunu ve mikroenkapsülasyon oluşturmak için kullanılan sistemin en uygun akış hızını belirlemek amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: Çalışmada dört ayrı paratiroit dokusundan, iki farklı izolasyonla (enzimatik/mekanik) elde edilen paratiroit hücreleri kullanılmıştır. Hücreler serum fizyolojik ile süspanse hale getirilerek farklı miktarlarda aljinat ile enkapsüle edilmiştir. Sonrasında belirlenen aljinat-hücre süspansiyon oranları, iki farklı izolasyonla elde edilen paratiroit hücreleri ile farklı akış hızlarında enkapsüle edilerek in vitro olarak morfolojileri ve hücrelerin salgıladığı parathormon miktarı takip edilmiştir.

Bulgular: Morfolojik olarak 500μL:200μL (aljinat:hücre süspansiyon hacmi) oranında hazırlanan enkapsüllerin in vitro olarak verimli olduğu belirlenmiştir. Böylelikle %28 oranında aljinat-hücre süspansiyon oranı sabit tutularak; mekanik izolasyonlu hücrelerin kullanıldığı mikroenkapsüllerin morfoloji ve cihazın akış hızına negatif etki oluşturduğu belirlenmiştir. Yalnızca enzimatik hücre izolasyonu yapılan paratiroit hücreleri farklı akış hızlarında morfolojik farklılıklar oluşturmuş ve 2,5mL/dakika hızın yapı, salgıladıkları parathormon ve stabilite açısından verimli oldukları belirlenmiştir.

Sonuç: Hücrelerin salgıladığı ürünlerin kapsül alanı dışına ulaşması hücre mikroenkapsülasyonunun temel işleyişini oluşturmaktadır. Yapısal stabilitenin korunması, mikroenkapsüle edilen hücrelerin etkin şekilde beslenmesine olanak sağlamalıdır. Ayrıca bu çalışma ile aljinat-hücre süspansiyon oranı, uygun hücre izolasyon metodu ve akış hızı sınırları netleştirilmiştir. Gelecek çalışmalarla belirlenen değerlerin uzun in vitro takiplerinin yapılması gerekmektedir.