40. ULUSAL NEFROLOJİ KONGRESİ , Antalya, Türkiye, 6 - 10 Aralık 2023, ss.13, (Özet Bildiri)
Amaç: Çalışmamızın amacı kliniğimizde primer glomerüler hastalık
(PGH) tanısıyla takip ve tedavisi yapılan hastaların sunum sırasındaki
klinik, laboratuvar ve histopatolojik bulguları ile uygulanan tedaviler
ve tedavi yanıtlarını belirlemek; ayrıca hastalığın kendisi veya
uygulanan tedavilerle ilişkili komplikasyonları tespit etmektir.
Gereç-Yöntem: Kliniğimizde PGH tanısı ile takibi yapılan hastaların
hastane bilgi yönetim sistemi aracılığıyla böbrek biyopsi verileri dahil
klinik verileri ve uygulanan tedaviler ile takip süreçlerine dair veriler
kaydedilerek değerlendirildi.
Bulgular: Ağustos 2014 - Aralık 2022 arasında yapılan toplam 433
böbrek biyopsisi incelendi; 237 hasta sekonder glomerüler hastalık
tanısı nedeniyle dışlandı, 196 hasta araştırmaya dahil edildi. En
sık karşılaşılan hastalık IgA nefropatisiyken (IgAN) (%43,3) bunu
fokal segmental glomerüloskleroz (%24,4), membranöz nefropati
(%19,3), minimal değişiklik hastalığı (MDH) ve membranoproliferatif
glomerülonefrit (MPGN) izlemekteydi. Toplam hasta grubunda en sık
biyopsi endikasyonu nefrotik sendrom (%38,3) olarak saptandı, bunu
asemptomatik idrar anormallikleri (%21,9) takip etmekteydi. MDH
tanılı hastaların tGFH düzeyleri korunmuş izlenmekteyken MPGN
tanılı hastaların tGFH düzeyleri diğer gruplara göre daha düşük
izlendi. Proteinüri düzeyi IgAN’de en düşük saptanmakla birlikte
diğer gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Toplam 106 hastaya
immünsupresif tedavi verildi. Hastaların ilk tedavi yanıtları ile takip
süresi sonundaki yanıt durumları değişkenlere göre incelendiğinde
anlamlı fark izlemedi. Hastalık ile ilişkilendirilen komplikasyonlardan
en sık üçü hiperlipidemi, böbrek fonksiyonlarında azalma ve
enfeksiyonlar olmuştur. İmmünsupresif tedavi ile ilişkilendirilen en sık
üç yan etki ise sırası ile Cushingoid görünüm, cilt lezyonları ve fırsatçı
enfeksiyonlar olarak kaydedilmiştir.
Sonuç: Kliniğimizde tanısı konulan ve/veya takibi yapılan
PGH tanılı hastaların klinik ve histopatoloji bulguları daha önce
ülkemizde yapılmış olan PGH çalışmalarının verileriyle uyumlu
olarak sonuçlanmıştır. Uygulanan tedaviler incelendiğinde dönemin
güncel kılavuzlarına uygun olduğu görülmüştür. Tedavi sonuçları alt
parametrelere göre karşılaştırmalı olarak incelendiğindeyse gruplar
arasında anlamlı fark izlenmemiştir. Bunun nedeninin alt gruplardaki
hasta sayılarının yetersizliği olduğu düşünülmektedir.
Anahtar kelimeler: Bezmialem, glomerüler, glomerülonefrit, hastalık,
primer