RADYOTERAPİ İLE EŞ ZAMANLI KAPESİTABİN UYGULANAN REKTUM KANSERLİ OLGULARIMIZIN 10 YILLIK SAĞKALIM SONUÇLARI


Creative Commons License

Inan S., Öztürk H., Kurt M., Çetintaş S., Toluk Ö.

Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Sanal Kongresi, İstanbul, Turkey, 20 - 22 November 2020, no.34, pp.1-102

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: İstanbul
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.1-102

Abstract

AMAÇLokal ileri evre rektum kanserli radyoterapi (RT) ile eş zamanlı kapesitabin uygulanan olgularımızın 10 yıllık sağkalım sonuçlarını ve sağkalıma etkili faktörleri inceledik.

METOD VE MATERYAL: Mart 2004-Ocak 2007 tarihleri arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoterapi Merkezi’nde radyoterapi ile eş zamanlı kapesitabin uygulanan evre II-III rektum adenokarsinomlu 26 olgu retrospektif değerlendirildi. Olgularımızın sekizi (%34) kadın, 18’i (%66) erkektir. Ortanca yaş 58 (30-83) olarak bulundu.Tedavi volümü tümör yatağı ve bölgesel lenf nodlarını içerecek şekilde üç boyutlu olarak planlanmıştır. Radyoterapide 1.8 Gy fraksiyonlar ile haftada beş gün, 45 Gy uygulandıktan sonra, 5.4-9 Gy boost dozu ile toplamda 50.4-54 Gy’e çıkılmıştır. Eş zamanlı kemoterapide uygulanan kapesitabinin ortanca dozu 1650 mg/m²/gün (1300-1650) olup bu doz ikiye bölünerek sabah, akşam ve RT süresince hafta içi beş gün olarak verilmiştir. 26 hastayada postoperatif kemoradyoterapi uygulandı. Hastaların yaş, T evresi, N evresi, patolojisi, perinöral invazyon, vasküler invazyon , lenfatik invazyon, lenfositik invazyon, extrakapsüler invazyon , müsin komponenet varlığı, RT tipi, RT dozu, nüks ve metastaz varlığının on yıllık genel sağkalım (GSK) ve hastalıksız sağkalıma (HSK) etkisi istatistiksel olarak incelendi.

BULGULAR: 10 yıllık GSK 24 ay (1-229 ), HSK 36 ay (1-229 ) olarak bulundu. Olgularımızın 12'si (%46) ex , 10'u (%38) sağ , 4 olgu (%16) takipsizdir. 1 olguda lokal nüks, 3 olguda; 2'si karaciğer biri akciğer olmak üzere metastaz gelişmiştir. Cox regresyon yöntemiyle yapılan istatistiksel analizimizde N evresinin (p=0.034) vasküler invazyon (p=0.02), müsin komponenet varlığının (p=0.039) ve radyoterapi dozunun (p=0.025) GSK'ya, yaş (p=0.041), lenfositik invazyon (p=0.032), RT dozu (p=0.04)ve metastaz varlığının (p=0.041) HSK'ya etkili faktörler olduğu saptanmıştır.

SONUÇ: Kapesitabin’in faz I ve II çalışmalarda neoadjuvan ve adjuvan uygulamada RT ile eşzamanlı olarak 1600-1700 mg/m²/ gün dozda iyi tolere edildiği ve etkin olduğu bildirilmiştir. Tedavi sonuçlarını etkileyen prognostik faktörler incelendiğinde; tümör invazyon derinliği ve damar invazyonu gibi birçok faktör etkili olmakla birlikte, lenf bezi tutulumu ve tümör evresinin prognoza etkili en önemli faktörler olduğu bildirilmiştir. Bizim çalışmamızda da literatürle uyumlu olarak lenf nodu evresi(N) ve vasküler invazyon GSK'ya istatistiksel olarak anlamlı oranda etkili olduğu saptanmıştır. Lokal ileri evre rektum kanserinin kapesitabin kullanımının, hasta uyumunun kolay olması, iyi tolere edilmesi ve 10 yıllık sağkalım sonuçlarımızın iyi olması; kemoradyoterapide günümüzde ilk seçenek olmasını bize açıklamaktadır.