Pediatrik kalp nakli sonrası gelişen konstriktif perikardit olgusu


Rabuş M. B. , Selçuk E. , Kahveci G., Yanartaş M., Saçlı H., Orazgeldiyev B., ...More

Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği 13. Kongresi, Antalya, Turkey, 30 October - 02 November 2014, pp.469-470

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.469-470

Abstract

Giriş ve Amaç: Kalp nakli sonrası kanama, rejeksiyon ve enfesiyon major komplikasyonlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlike artimi, düşük kadiyak debi sendromu, kronik allograft vaskulopati iyi tanımlanmış diger komplikasyonlardır. Kalp nakli sonrası konstriktif perikardit tanımlanmış ancak nadir bir komplikasyondur. Ortotopik kalp transplantasyonu yapılan pediatrik bir hastada iki yıl sonra gelişen konstriktif perikardit olgusunu sunuyoruz. Yöntem: On beş yaşında noniskemik dilate kardiyomiyopati tanılı kadın hastaya Temmuz 2011 tarihinde dekompanse kalp yetmezliği nedeniyle geçici sol ventrikül destek cihazı (CentriMag-Levitronix) implantasyonu yapılmıştır. Postoperatif takibinde iki kez kanama revizyonu uygulanmıştır. Eylül 2011 tarihinde ortotopik kalp transplantasyonu yapılan hastanın iki yıllık takibi sonrası konstriktif perikardit gelişmiştir. Bulgular: Hasta nefes darlığı ve karında şişlik nedeniyle başvurmuştur. Hastanın fizik muayenesinde perikardial sürtünme sesi duyulmuş ve asit, ödem, hepatomegali tespit edilmiştir. Tomografi incelemesinde perikartta en kalın yerinde 4,7 cm’ye ulaşan kalınlık artışı saptanmıştır. Ekokardiyografik olarak ejesiyon fraksiyonu %45 olarak ölçülmüştür. Septal sıçrama ve pletore saptanmıştır. Tartışma ve Sonuç: Kalp nakli sonrası konstriktif perikardit, konjestif semptomlarla başvuran olgularda, klinik şüphe varlığında, dikkatli olarak değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Kardiyak cerrahi sonrası konstriksiyon %0,1-%0,3 oranında görülmektedir. Postoperatif konstriktif perikardit; perikardiyal efüzyon, hematom, mediastinit veya povidon-iyot ile yıkama yapılan intratorasik enfeksiyonların varlığı ile ilişkilidir. Tanı koymada kardiyak MR, ekokardiyografi ve kalp kataterizayonu önemli bir yere sahiptir.