11. Ulusal Endokrin cerrahi Kongresi, Antalya, Türkiye, 16 - 19 Mart 2023, ss.12, (Özet Bildiri)
Amaç: Tiroit nodüllerinin
benign/malign ayrımını yapmak hastayı gereksiz cerrahiden kurtarmak için
oldukça önemlidir. Bethesda Kategori IV olarak bilinen "Foliküler Neoplazi
ve Foliküler Neoplazi Şüphesi (FN/FNŞ)" için literatürde %15-40 oranlarında
malignite riskleri belirtilmekte, bu da takip ya da cerrahi tedavi kararını zorlaştırmaktadır.
Bu çalışmada amacımız, Bethesda IV nodüllerde tedavi yaklaşımını netleştirecek
veriler sağlamaktır. Metod: Ekim 2010-Ekim 2020 tarihleri arasında
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Polikliniği’nde TİİAB
sonrası Bethesda IV sonucu alan 120 hasta çalışmaya dahil edildi. Takip edilen
ve cerrahi uygulanan iki grup hastanın demografik özellikleri, risk faktörleri,
tiroit nodüllerinin radyolojik ve patolojik (TİİAB) özellikleri ile final
patoloji sonuçları değerlendirildi. Bulgular: Çalışmadaki120 hastadan TİİAB sonucu FN gelen 95 hastanın 53’ü takip,
42’si opere edilirken (17 malign, 25 benign), FNŞ gelen 25 hastanın 13’ü takip,
12’si ise opere edildi (8 malign, 4 benign). Opere edilen 54 hastadan final
patoloji sonucu malign olan 25 (%46,29)(17 FN, 8 FNŞ) hastada yaş ortalaması
47, ortalama nodül boyutu 2,5 cm iken, benign olan 29 hastada (%53,7) (25 FN, 4
FNŞ) bu değerler sırasıyla 49 yıl ve 2 cm idi. FN ve FNŞ nedeniyle opere edilen
hastaların sırasıyla %40’ında(17/42) ve %66,6’sında(8/12) patoloji malignite
yönünde idi. Opere olan hastaların %50,5’i (48/95) hipoekoik (p<0,001) ve
%98,9’u (94/95) düzgün sınırlı nodüllere sahipti (p<0,001). Final patolojide
benign ve malign nodüller arasında nodül boyutu(p=0.229), nodül sınırları(p=0.375), hastaların yaşı(p=0.479),
hormonal durumu(p=0.242), tiroidit
varlığı (p=0.238) ve kullanılan
biyopsi yöntemi(p=0.563) arasında
anlamlı bir farklılık bulunmadı. Tartışma ve Sonuç: Bethesda
Kategori IV’te
sıklıkla cerrahi önerilmekte olup, tedavi kararında hastanın kliniği, aile
öyküsü, radyasyon öyküsü, nodülün büyüme hızı ve ekojenite, kalsifikasyon,
düzensiz sınırlar gibi görüntüleme özellikleri de dikkate alınmalıdır. Hastalarımızda Bethesda IV kategorisine ait literatür
verilerine göre daha yüksek oranda malignite (%46,29) saptanmış olup, takibe
alınan grupta da maligniteye sahip hastaların olabileceği, takip kararı verilirken
daha şüpheci yaklaşılmasının malignitenin gözden kaçırılmaması açısından
faydalı olacağı düşünülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Bethesda sistemi,
foliküler neoplazi, tiroit nodülü, ince iğne aspirasyon biyopsisi