TARD 55. Ulusal Kongresi, Antalya, Türkiye, 28 - 31 Ekim 2021, ss.567-569, (Özet Bildiri)
Corona virüs; ilişkili sitokin fırtınası ile birlikte alveolleri tahrip ederek pnomotoraks
ve hava kistlerinin oluşumuna neden olabilmektedir. Literatürde Covid-19
pnömonisi ile takip edilen hastalarda pnömotosel oluşumu bildiren sayılı olgu
sunumu bulunmaktadır fakat ECMO uygulaması esnasında gelişen pnömotosel ve
bununla ilişkili weaning sürecini bildiren yayın bulunmamaktadır. Sunumumuzda
bu şartlar dahilinde takip ettiğimiz vakayı sunup tartışmayı amaçladık
Olgu:
66 yaşında, bilinen ek hastalığı olmayan kadın hasta ilerlemiş COVID-19
pnömonisi tanısıyla dış merkez Yoğun Bakım Ünitesinden (YBÜ) OTE halde
kabul edildi. PCR+ olan hastaya trakeostomi açılarak koruyucu akciğer ventilasyon
stratejileri uygulandı. Uygulanan stratejilerle etkin ventilasyon-perfüzyon
sağlanamayınca veno-venöz bifemoral ECMO başlandı. ECMO öncesi toraks
BT’lerinde sadece diffüz buzlu cam manzarası tespit edilen (Resim 1) hastanın
süreç içerisinde PA akciğer direkt grafi takiplerinde havalanma artışı
gözlendi(Resim 2). ECMO altında hastanın transpotu riskli olacağı için toraks
BT’si çekilemedi. ECMO uygulaması esnasında etkin tidal volüm oluştuğu
gözlenmesine rağmen iki başarısız weanin denemesi yaşandı. ECMO takibinin
31.gününde başarılı bir şekilde tamamlanan ECMO weaning sonrasında çekilen
BT’sinde sağ akciğer de 133x96 mm, sol akciğerde en büyüğü 68x50 mm
boyutunda ölçülen birkaç adet pnomotosel izlendi (Resim3). Pnömotosellerin
büyük olması ve hava kaçağına neden olabileceğinden cerrahi girişimin riskli
olacağına karar verildi, takip edilmeye başlandı. Hasta yatışının 91. gününde
trakeostomisi dekanüle edilerek Göğüs Hastalıkları Kliniğine devir edildi. 7 günlük
servis takibinden sonra hasta oksijen konsantratörü (4 lt/dk) eşliğinde eve taburcu
edildi.