Özçelik S. (Yürütücü), Gücin Z., Gül B., Geçer M.
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2018 - 2019
Amaç: Mide kanseri dünyada en sık görülen
kanserlerden biri iken, kanserle ilişkili ölümlerde ise üçüncü sırada yer
almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü(WHO) gastrik adenokarsinomun birincil nedeni
olarak Helicobacter pylori (H.pylori) enfeksiyonunu göstermiştir. Epidemiyolojik çalışmalar ve
birlikte bir çok meta analiz H.pylori
enfeksiyonu ile mide kanserleri arasında güçlü bir korelasyon saptamıştır. Yine
yapılan çalışmalarda Epstein Barr virüsü (EBV) ilişkili gastrik
karsinomlar %5-10 arasında saptanmıştır.
Bu çalışmada; gastrik kanserli hastaların, H. pylori ve EBV pozitif ve negatif tümör dokuları arasındaki bir
aday tümör baskılayıcı p73 geni ekspresyon düzeyi değişimlerinin belirlenmesi
ve bu değişimlerin, hastalara ait klinik ve patolojik özellikler ile
ilişkisinin saptanması amaçlanmıştır.
Yöntem: Çalışmamız 111 kanserli total veya
subtotal gastrektomi ve 110 kansersiz sleeve gastrektomili olgular üzerinde
gerçekleştirilmiştir. Tüm olgulara p73, immünhistokimyasal boyama ve EBV
varlığı için EBER in-situ hibridizasyon yöntemi uygulandımıştır.
Arşivdeki bu olgulara ait lamlar H.pylori
yönünden tekrar taranmıştır.
Bulgular: Olguların %7.2’sinde EBV, % 36.9’unde H.pylori pozitifliği saptanmıştır. Tümör
evreleri incelendiğinde ise; %15,3’i evre I, %12,6’sı evre II, % 65,8’i evre
III, %6,3’ünün evre IV olduğu görülmüştür. Tümörün lokalizasyonu ise %72,1
diffüz tipteyken %27,9 intestinal tiptir. Hasta ve kontrol grubu arasında p73
yoğunluğu açısından anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ancak EBV ve H.pylori varlığının p73 yoğunluğu ile
anlamlı bir farklılık oluşturmadığı gözlenmiştir. Diğer taraftan, kan damarı
invazyon varlığına göre p73 yoğunluğu açısından anlamlı fark saptanırken diğer
parametrelerle anlamlı fark belirlenememiştir. Tümör yerleşim yerine göre p73 yoğunluğu açısından da anlamlı fark
saptanamamıştır. Cinsiyetler arasında yaş ve tümör çapı açısından istatiksel
olarak anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir.
Tartışma: p73 geninin gastrik karsinomlarda aday
bir tümör süpressör gen olduğu belirtilmektedir. Çalışmamızda elde ettiğimiz bulgular,
EBV ve H.pylori varlığının gastrik
kanserlerde p73 salınımını arttırdığını yeterli düzeyde ortaya koyamamıştır.
Olgu sayısının arttırılması ve diğer aday tümör süpressör genlerin de
araştırılması bu alanda yapılabilecek ileri çalışmaları gerektirmektedir.