PARKİNSON HASTALARINDA SOLUNUM KAS EĞİTİMİ: POSTÜRAL STABİLİTE VE DENGE, MOBİLİTE, GÜNLÜK YAŞAM AKTİVİTELERİ VE SOLUNUM KAS KUVVETİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI


Gürses H. N., Safran E. (Yürütücü), Babacan Yıldız G.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2017 - 2019

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Destek Programı: BAP Araştırma Projesi
  • Başlama Tarihi: Aralık 2017
  • Bitiş Tarihi: Aralık 2019

Proje Özeti

Parkinson hastalığı (PH), Alzheimer hastalığını takiben en sık görülen ikinci nörodejeneratif hastalıktır. Etiyolojisi hala net olarak bilinmese de bireyin genetik ve çevresel etmenlere bağlı olarak hastalık riski taşıyabileceği,  beynin ilgili bölgelerinde ilerleyici nöron dejenerasyonu neticesinde oluşabileceği düşünülen bir hastalıktır. Substansia nigrada yoğunlaşmış halde bulunan dopamin hücrelerinin üretilemez hale gelmesiyle birlikte görülen motor belirtiler ve bunlara ek olarak non-motor belirtiler de görülmektedir. En yaygın motor belirtiler; tremor, rijidite, akinezi ve postüral instabilitedir. Ayrıca mortalite ve morbiditelerin gelişmesine yol açabilecek solunumsal problemler de görülmektedir. Literatüre bakıldığında PH’lı kişilerde yapılan çalışmalarda, denge çalışmaları ön plandadır. Nörodejeneratif hastalıklarda yapılan solunum kas eğitimi çalışmalarının hem nitelik hem de nicelik olarak yetersiz düzeyde olduğu görülmektedir. PH’da İKE’nin denge üzerine etkisini inceleyen çalışmaya da rastlanmamıştır. Bu çalışma ile PH’lı hastalarda dengeyle ilişki olan parametreleri incelemek ve denge eğitimine ek olarak verilen İKE’nin postüral stabilite, denge, mobilite,  solunum fonksiyonları, solunum kas kuvveti, günlük yaşam aktiviteleri ve yaşam kaliteleri üzerine etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında kriterlere uygun , Hoehn & Yahr’a (HY) göre evre 1-3 arasında,  60 ile 85 yaş aralığında 30 PH’lı hasta randomize edilerek deney ve kontrol gruplarına ayrıldı. Tüm hastalara, solunum fonksiyon testi (SFT), solunum kas gücü ölçümü, Biodex Balance System® cihazı ile postural stabilite, stabilite limitleri testleri uygulandı. Tüm hastaların günlük yaşam aktiviteleri; mobilite;yaşam kalitesi ve hastalık dereceleri sırasıyla barthel indeksi (Bİ); rivermead mobilite indeksi (RMİ); Nottingham sağlık profili (NSP) ve birleşik parkinson hastalık derecelendirme ölçeği (BPHDÖ) ile değerlendirildi. Kontrol grubuna, 8 hafta süre ile, haftada 1 gün gözetimli 2 gün ev egzersizi olmak üzere toplam 3 seans denge eğitimi verildi. Deney grubuna ise üzere denge eğitimine ek günde 2 kez 15’şer dakika olmak zere Threshold IMT® cihazı İKE verildi. Cihaz, ağız içi basınç aletiyle ölçülen maksimum inspiratuar basıncın (MIP) %30’u şiddetine ayarlandı. Öğrenmenin etkisini kaldırma adına kontrol grubuna da her hafta ağız içi basınç ölçümü yapıldı. Tüm ölçümler 8 haftanın sonunda tekrar yapıldı. Veri analizi için SPSS v.20 programı kullanıldı. Dengenin bağımsız belirleyicilerinin tespit edilebilmesi için lineer regresyon analizi yapıldı. Verilerin dağılım özelliklerine göre de grup içi karşılaştırmalarda Paired Sample T-test ya da Wilcoxon testi; gruplar arası karşılaştırmalarda ise Independent Samples T-test ya da Mann Whitney U testi kullanıldı. Değerler arasındaki ilişkiye ise Pearson ya da Spearman korelasyon analiz yöntemiyle bakıldı. Tüm analizler için anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Yapılan regresyon analizi sonucunda, BPHDÖ, BI ve RMI değerlerinin ise sırasıyla % 33 (p: 0,001), %22 (p:0,008) ve % 21’lik (p:0,010) varyans değerleriyle postüral stabilitenin bağımsız belirleyicileri olduğu görüldü. NSP, MIP, maksimum ekspiratuar basınç (MEP), PEF, tanı süresi ve vücut kitle indeksi (VKİ) değerlerinin herhangi bir postüral stabilite ve denge skorunun bağımsız belirleyici olmadığı görüldü (p>0.05). Sekiz haftalık tedavi sonrasında her iki grupta da MEP ve postural stabilite değerlerinde anlamlı gelişme görüldü (p<0.05). Stabilite limitleri ve MIP değerlerinde ise yalnızca deney grubunda anlamlı gelişme görüldü (p<0.05). Her iki grupta da zorlu vital kapasite (FVC), zorlu ekspiratuar volüm 1. saniye (FEV1) değerlerinde meydana gelen değişimler ele alındığında gruplar arasında anlamlı farklılık yoktu (p>0.05). MIP, MEP ve PEF değerlerinde meydana gelen değişimlere bakıldığında ise deney grubunda meydana gelen değer artışı kontrol grubuna göre anlamlı şekilde daha yüksekti (p<0.05). Her iki grupta da tedavi öncesine kıyasla RMI, BI ve NSP değerlerinde anlamlı bir artış görülmedi (p>0.05). BPHDÖ skorlarında ise her iki grupta da tedavi öncesine kıyasla anlamlı artış vardı (p<0.05). BPHDÖ, RMİ, Bİ ve NSP skorlarında gruplar arasında anlamlı bir farklılık yoktu (p>0.05). Tedavi öncesi tüm olgular üzerinden yapılan korelasyon analizinde postüral stabilite değerinin HY, BPHDÖ, RMI ve BI ölçek skorları ile anlamlı ilişkisi saptanmıştır (p<0.05). MIP değerinin HY ve BPHDÖ değerleriyle anlamlı ilişkisi vardı (p<0.05). BPHDÖ’nün RMİ ve HY ile, RMİ’nin de BI ve NSP  skorları ile anlamlı ilişkisi vardı (p<0.05). Literatürde İKE ve dengenin ayrı ayrı PH’lı hastalarda etkili olduğu gösterilmiştir. Çalışmamız ile literature paralel bir şekilde bu iki eğitimden de verim alındığı görüldü. Fakat denge eğitimine ek verilen İKE’nin yalnızca denge eğitimine oranla dengeyi ve solunum kas kuvvetini artırmada daha etkili olduğu sonucuna ulaşıldı. PH’lı bireyler geniş spektrumlu motor ve non-motor problemlerin yanında yaşlanmanın da getirdiği sekonder patoloji ve komorbiditelerle yüzleşmektedirler. Hastalarda, tek başına medikal tedavi yeterli olmadığı için semptomları azaltma ve yaşam kalitesini arttırma adına rutin olarak verilen denge eğitimlerinin yanında mutlaka solunum eğitimlerinin de verilmesi gerekliliği görülmüştür.