Güngör S.(Yürütücü), Kılıç E., Mesut B., Akbal Dağıstan Ö., Hacıoğlu M., Neşetoğlu N., et al.
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2021 - 2022
Son
yıllarda dünyada fungal oküler hastalıkların insidansında artış olduğu
görülmektedir. Oküler hastalıklar arasında komplikasyonları yönünden en tehlike
grup olarak nitelendirilen fungal enfeksiyonların etkili ve hızlı tedavisi
önemlidir. Oküler hastalıklarda topikal uygulama ilk yaklaşım olmakla birlikte,
fungus enfeksiyonlarının tedavisinde yaygın olarak kullanılan tiazol grubu
antifungallerin oküler dozaj formu pazarda bulunmamaktadır. Bu nedenle sistemik
tedavi uygulanmaktadır. Ancak, sistemik tedavinin ciddi yan etkileri ve düşük
oküler biyoyararlanımı dezavantaj oluşturmaktadır. Dolayısıyla, oküler fungal
enfeksiyonlarının tedavisine yönelik biyoyararlanımı yüksek, sistemik yan
etkilerin önlenebileceği topikal bir dozaj formunun geliştirilmesi önemlidir.
Posakonazol
etki spektrumu en güçlü tiazol grubu antifungal ajandır. Oküler bir preparatı
bulunmadığından, dirençli keratit ve sklerokeratit tedavisinde, oral ticari süspansiyonunun
seyreltilerek topikal uygulandığı ve tedavide başarılı sonuçlar elde edildiğini
gösteren son yıllarda vaka çalışmaları literatürde kayıtlıdır. Bu nedenle
posakonazolün göze topikal uygulanacak bir dozaj formunun geliştirilmesi
önemlidir. Ayrıca posakonazolün aşırı lipofilik karakterde bir molekül olması
nedeniyle biyoyararlanımının iyileştirilmesi için çözünürlüğünün ve oküler
absorbsiyonunun artırılacağı yenilikçi bir dozaj formunun geliştirilmesi de
etkin bir tedavi açısından önem taşımaktadır.
İÜ-BAP
Birimi destekli, 20958 numaralı “Oküler Uygulamaya Yönelik Posakonazol İçeren
Misellerin Hazırlanması ve Karakterizasyonu“ başlıklı doktora tezi projesinde başarılı
bir şekilde dünyada ilk defa posakonazolün miseler ilaç taşıyıcı sistemlerinin
optimizasyonunu gerçekleştirmiştik. Bu tez kapsamındaki çıktıların ve ayrıca
liyofilizasyon metodunu da içeren bulguların patent başvurusu (2018/12979) yapılmıştır.
Dolayısıyla bu formülasyonların ticarileşme potansiyeli olduğu düşünülmektedir.
Ancak, endüstriyel üretim yapabilmek
ve misellerin raf ömrünü uzatmak amacıyla misellerin nanofiber formuna
getirilmesi uygun olacaktır. Bu projede ilk kez posakonazol etken maddesinin
nanofiber formunun yapılması ilk kez denenecektir. Geliştireceğimiz posakonazol
yüklü miseler nanofiber dozaj formunun, endüstride üretimine kolayca geçiş
yapılabilmesi için ölçek büyütme (scale-up) çalışmalarının ve nanofiber
siklusunun optimizasyonunun gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Projemiz kapsamında; a)posakonazolün misel formülasyonlarının
endüstriye uygun bir yöntem olan nanofiber metodu ile üretilmesini ve nanofiber
siklusunun optimizasyonu, b) in vitro
karakterizasyonu, c)preklinik
çalışmalarla oküler farmakokinetiğinin izlenmesi, d)etkinliğinin ve güvenilirliğinin değerlendirilmesi için
mikrobiyolojik ve toksikolojik çalışmaların gerçekleştirilmesi, e)posakonazolün misellerinin ilaç
endüstrisinde üretilebilirliğinin sağlanması amacıyla ölçek büyütme çalışmalarının
yapılması planlanmıştır. Böylece, posakonazolün oküler uygulamaya yönelik ilk miseler
sistemli preparatının klinik öncesi çalışmalarının bu proje ile tamamlanarak,
komplikasyon riski yüksek fungal enfeksiyonların tedavisinde birinci basamakta
yer alabilecek yerli bir ilacın geliştirilmesi söz konusu olabilecektir. Ayrıca,
ürün geliştirme sürecinde “tasarımla kalite (QbD)” yaklaşımının kullanılması da
planlanmıştır.