Taşlıdere B. (Yürütücü), Sakın B.
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2020 - 2021
|
Miyokard
infarktüsü çeşitli çevresel risk faktörlerinin etkisi ile ortaya çıkabilen
poligenik bir hastalıktır. Hastalığın mortalite riski; cinsiyet, yaş, sigara,
sistolik kan basıncı, total kolesterol ve yüksek yoğunluklu lipoprotein
seviyelerine bağlı olarak değişir. Paraoksonaz-1 fenotipi,
paraoksonaz/arilesteraz oranı olarak ifade edilir ve yüksek yoğunluklu
lipoprotein ile yakından ilişkilidir, vasküler oksidatif strese karşı endojen
bir savunma mekanizması olarak görev alır böylece aterosklerozun önlenmesine
katkıda bulunur. Serum konsantrasyonu ve aktivitesi, genetik polimorfizm
yanında çevresel faktörlere de bağlıdır. Bu enzim konsantrasyonunda azalma
olması gen ekspresyonunda değişikliklere neden olur (1). Yapılan çalışmalarda
Paraoksonaz-1 düzeyine ilişkin çeşitli verilere ulaşılmıştır özellikle yaşla
birlikte azalan serum paraoksonaz ve arilesteraz aktiviteleri insanlarda
artmış sistemik oksidatif stres ve ateroskleroz riski ile
ilişkilendirilmiştir. Birçok
çalışma miyokard infarktüsü, dislipitemi, ateroskleroz ve kronik böbrek
hastalığına sahip kişilerde serum Paraoksonaz-1 aktivitesinin önemli ölçüde
azaldığını göstermiştir. Bu ve benzer hastalıklar için en önemli risk faktörü
yaşlanmadır. Oksidatif stres kaynaklı vasküler disfonksiyonu arttıran,
genetik yatkınlık, yanlış beslenme, stres ve sigara gibi durumların
çeşitliliği bizi akut miyokard infaktüsü geçiren kişileri yaş gruplarına göre
sınıflandırarak, genç hastalarda koroner arter hastalığı şiddeti ile serum
Paraoksonaz-1 aktivitesi arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmaya
itmiştir. Şayet yaşla birlikte kandaki seviyesinin azaldığı bilinen
Paraoksonaz-1 enzimi, yapacağımız bu çalışmada sağlıklı kontrol grubu ile
karşılaştırıldığında genç yaşta miyokardiyal infarktüs geçiren hastalarda
anlamlı derece düşük bulunursa bu enzim seviyesinin ölçümü risk faktörü
içeren kişilerde bir tarama testi olarak kullanılabilir. |