Meydan S. (Yürütücü), Selek Ş., Taşlıdere B., Yaman Kula A., Güzel V., Parlak M., et al.
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2025 - 2026
|
Baş
ağrısı, insan vücudunun hem iç hem de dış ortamdan gelen uyarıların beyne
ağrı sinyali göndermesine bağlı oluşan, çok sayıda faktöre bağlı olarak
yaşanabilen, genellikle geçici olan yaygın bir ağrı türüdür. Baş ve boyun
bölgesindeki kaslar, damar yapıları, kraniyal sinüsler, temporomandibular
eklem ve dura mater gibi nosiseptif açıdan duyarlı anatomik yapılar baş
ağrılarının temel kaynaklarını oluşturmaktadır. Frontal bölge ile ön ve orta
kraniyal fossadan gelen ağrı sinyalleri trigeminal sinir aracılığıyla;
oksipital ve servikal bölgelerden iletilenler ise üst servikal sinirler
üzerinden beyne taşınmaktadır. Baş ağrılarının
biyokimyasal temelini irdeleyen çalışmalar, özellikle oksidatif stres
mekanizmalarının hem gerilim tipi hem de migren tipi baş ağrılarında önemli
rol oynadığını göstermektedir. Kronik gerilim tipi baş ağrısı olan bireylerde
serum MDA düzeylerinin artışı ve antioksidan enzim aktivitelerindeki
değişiklikler, oksidan–antioksidan dengesizliğini desteklemektedir. Benzer
biçimde, akut migrenli hastalarda bazı ağır metallerin (kadmiyum, demir,
manganez, kurşun) artmış, bazı eser elementlerin (magnezyum, çinko, bakır)
azalmış bulunması, migrende oksidatif stres mekanizmalarının tetikleyici
olabileceğini düşündürmektedir. Son
yıllarda metabolomik analizler baş ağrısı araştırmalarında ön plana
çıkmıştır. Nükleer Manyetik Rezonans (NMR) spektroskopisi, yüksek
tekrarlanabilirliği, eşzamanlı çoklu metabolit analizi yapabilme kapasitesi
ve görece düşük işletim maliyeti ile metabolik bozuklukların araştırılmasında
güçlü bir yöntemdir. Klinik metabolomik uygulamalarında NMR, özellikle
doğumsal metabolik hastalıkların tanısında önemli başarılar sağlamış,
Türkiye’de yenidoğan idrar taramalarına yönelik çok merkezli çalışmalarda yüksek
güvenilirlik göstermiştir. Kantitatif
NMR (qNMR) tekniklerinin geliştirilmesi, biyobelirteç araştırmalarında tek
bir metabolit yerine bütüncül metabolik profillerin değerlendirilmesine
olanak tanımakta ve gelecekte baş ağrısı patofizyolojisinin daha iyi
anlaşılmasına katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Yapılması planlanan
çalışmada qNMR aracılığıyla metabolit değişimleri belirlenerek ilgili
metabolik yolaklarda olası biyokimyasal düzensizlikler ortaya konulmaya
çalışılacaktır. Literatür taramalarında baş ağrısının tanı ve tedavisi için
çalışmalar yapılmasına rağmen, özellikle NMR tabanlı metabolomik yaklaşımlar
ile baş ağrısı alt tiplerinde metabolik profilleri bütüncül olarak
değerlendiren kapsamlı çalışmalara rastlanmamıştır. Bu
nedenle mevcut çalışmamızda, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp
ve Nöroloji polikliniğine baş ağrısı şikâyetiyle başvuran hastalarda, proton NMR
tabanlı kantitatif metabolomik analiz ile metabolik profillerin ortaya
konulması ve tanıda biyobelirteç potansiyeli taşıyan metabolitlerin
belirlenmesi hedeflenmiştir. |